ÇANAKKALE ŞUBEMİZ 1. OLAĞAN GENEL KURULU İLANI
Sendikamız Tarım Orman-İş Çanakkale Şubesi 1. Olağan Genel Kurulu 19 Nisan 2026 tarihi, saat 10:00’da, Ziraat Mühendisleri Odası, Çanakkale Şubesi, Fevzipaşa Mahallesi Gümrük Sokak No:1 Merkez, Çanakkale adresinde aşağıdaki gündem doğrultusunda gerçekleştirilecektir.
GÜNDEM
Yoklama ve Açılış
Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı'nın Okunması
Divan Kurulunun Oluşturulması
Divan Kurulunun Gündemi Okuması ve Oylaması
Zorunlu Organlara Seçilecek Adayların Belirlenmesi
Zorunlu Organların (Şube yönetim kurulu, Şube disiplin kurulu, Şube Denetleme kurulu ) Seçimi
Kapanış
SENDİKAMIZ TARIM ORMAN-İŞ 16 YAŞINDA !
Kurulduğu günden bu yana emekçinin hakkını savunan, dayanışmayı büyüten ve çalışma hayatında adalet için mücadele eden sendikamız,16 yıldır kararlılıkla yoluna devam etmektedir.
Emeğin gücüne, birlik ve dayanışmanın değerine inanarak; üyelerimizin haklarını korumak ve daha güçlü bir gelecek inşa etmek için mücadelemizi aynı azim ve kararlılıkla sürdüreceğiz.
Birliğimiz daim, mücadelemiz güçlü olsun.
Tarım Orman İş Sendikamızın 16. yılı kutlu olsun!
CUMHURİYET'İN 100 YILI
Bu mücadele "narkoz" değil; örgütlü emeğin, dayanışmanın ve bağımsızlığın simgesidir. Sendikal mücadelemiz; geçmişin kazanımlarına sahip çıkarak daha adil bir çalışma hayatı kurma kararlılığıyla sürecektir.
YA CUMHURİYET, YA İHANET: TARAFINI SEÇ
Cumhuriyetin şanlı 100 yılına "NARKOZ" diyen hadsizlere karşı BUGÜN İSTİFAYA DAVET EDİYORUZ. Memur-Sen Genel Başkanının ağzından dökülen o kirli kelimeler, sadece tarihimize değil; senin şerefine, senin özgürlüğüne, senin kimliğine sıkılmış bir kurşundur. EY TOÇ BİR-SEN ÜYESİ MESLEKTAŞIM! EY MEMUR-SEN'Lİ ARKADAŞIM! O kirli zihniyetin masasında oturmaya devam ettiğin her saniye, ATATÜRK'e, şehitlere ve bu vatanın tapusuna, Cumhuriyet ve değerlerine edilen hakarete ORTAKSIN demektir. Sessiz kalmak, onaylamaktır. İstifa etmemek, bu ihaneti finanse etmek 'keşke Yunan galip gelseydi" diyen zihniyete güç katmaktır. Biz; kadınları insan saymayan, köylüyü ağaya köle eden, uçak fabrikalarını kapatan o karanlık Orta Çağ artıklarıyla aynı safta olmayacağız. ŞİMDİ VAKTİDİR: Ya tam bağımsızlık, demokrasi ve Cumhuriyet... Ya da karanlık, biat ve kölelik. BU BİR TERCİH DEĞİL, TARİHİ BİR DURUŞTUR. İSTİFA ET, SİSİ ÇÖKERT, ZİNCİRİ KIR.
22 Mart Dünya Su Günü
Su, yaşamın temelidir. Doğadan soframıza, üretimden sağlığa kadar her alanda vazgeçilmez bir kaynaktır. Ancak artan nüfus, bilinçsiz tüketim ve iklim değişikliği, su kaynaklarımızı her geçen gün daha fazla tehdit ediyor. Dünya Su Günü; suyun değerini hatırlamak, kaynaklarımızı koruma bilincini güçlendirmek ve sürdürülebilir kullanım için sorumluluk almak adına önemli bir farkındalık günüdür. Her bireyin atacağı küçük adımlar—gereksiz su kullanımını azaltmak, tasarruflu alışkanlıklar edinmek ve doğayı korumak—büyük bir değişimin başlangıcı olabilir. Unutmayalım; su yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin de hakkıdır. Suyu korumak, hayatı korumaktır.
21 Mart Dünya Orman Günü ve Orman Haftası Kutlu Olsun
Ormanlarımız; yalnızca doğal zenginliğimiz değil, aynı zamanda emeğin, üretimin ve sürdürülebilir yaşamın temelidir. Bu değerler, ülkemizin geleceği açısından hayati öneme sahiptir. Doğal kaynakların korunması, geliştirilmesi ve gelecek nesillere aktarılması sürecinde; emeğin, bilimin ve kamusal sorumluluğun esas alınması gerektiğine inanıyoruz. Sendikal mücadelemiz; doğayı koruyan, emeği yücelten ve sürdürülebilir bir çevreyi esas alan bir anlayışla devam etmektedir. 21 Mart Orman Haftası’nı kutluyor, doğa ve emek mücadelesinde kararlılığımızı vurguluyoruz.
Şeker Bayramımız Kutlu Olsun
Değerli üyelerimiz, hukukun, adaletin ve sendikal hakların egemen olduğu gerçek “bayram tadında” günler için mücadelemizi sürdürüyoruz. Şeker Bayramı’nızı kutlar, sağlıklı ve huzurlu günler dileriz.
18 MART 1915 ÇANAKKALE ZAFERİ VE ŞEHİTLERİ ANMA GÜNÜ
Çanakkale; emeğin, fedakarlığın ve halkın dırenişinin adıdır.Dün cephede yazılan destan, bugün hak mücadelesinde yolumuzu aydıniatıyor. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanlarımızı saygı ve minnetle anıyoruz.
14 Mart Tıp Bayramı Kutlu Olsun
“İnsan hayatını korumayı ve sağlığı iyileştirmeyi meslek edinmiş tüm sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutluyoruz. Büyük bir özveri ve sorumlulukla görev yapan hekimlerimizin ve tüm sağlık emekçilerinin emekleri her zaman saygı ve takdiri hak etmektedir. Sağlık çalışanlarının hak ettiği çalışma koşullarına kavuştuğu, emeğin değer gördüğü bir gelecek temennisiyle Tıp Bayramı’nı kutluyoruz.”
Vefat ve Başsağlığı
İzmir Orman Bölge Müdürlüğü'nde görevli değerli yol arkadaşımız Süleyman Duman'ın kayınpederi vefat etmiştir. Merhuma Allah’tan rahmet kederli ailesine ve sevenlerine başsağlığı dileriz.
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Kutlu Olsun
Cumhuriyet değerleriyle kazanılmış çağdaş hak ve özgürlüklerin ışığında, yaşamın her alanında emeğiyle üretimi var eden kadınlarımızın, eşit işe eşit ücret, güvenceli çalışma ve şiddetsiz bir yaşam için verilen haklı ve örgütlü mücadeleyi selamlıyor, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü kutluyoruz.
Başkanımızdan "İnsansızlaştırma Çağı ve Yeni Sendikal Paradigma"
2026’da dünya, üretim ilişkilerinin insan emeği, sermaye, teknoloji dengesine dayandığı eski çağın çöktüğünü, ilan eden sessiz ama sarsıcı bir devrime tanıklık etti. Bu devrim sokaklarda değil; zirve salonlarında, kapalı kapılar ardında ve özellikle Davos’taki küresel elit buluşmalarında su yüzüne çıktı. Ülke liderlerinin ve küresel sermaye temsilcilerinin açıklamalarında artık ortak bir dil vardı: İnsan merkezli refah düzeni çözülüyor, yerine teknoloji ve kaynak merkezli yeni bir egemenlik mimarisi kuruluyor. Dünya büyük güç kalelerine bölünürken, uluslararası iş birliği zayıflıyor; enerji hatları, nadir madenler, veri altyapıları ve stratejik coğrafyalar yeni rekabet alanları haline geliyor.
Çin Afrika’da, özellikle Kongo Demokratik Cumhuriyeti gibi bölgelerde koltan, kobalt ve bakır gibi kritik mineraller üzerindeki etkisini artırırken; Amerika Birleşik Devletleri Venezuela ve Grönland gibi petrol ve nadir toprak elementleri açısından zengin alanlara yönelik politikasını yoğunlaştırıyor. Rusya enerji ve jeopolitik manevralarla etki alanını genişletmeye çalışıyor. Avrupa ise enerji maliyetleri, ilaç fiyatları ve tedarik zinciri kırılganlıkları üzerinden ciddi baskılarla karşı karşıya kalıyor. İsrail’in Filistin’de yürüttüğü yıkıcı askeri operasyonlar, güç siyasetinin uluslararası hukuk sınırlarını ne ölçüde zorladığını gözler önüne seriyor. Küresel sistem giderek bloklaşırken, insan hakları ve sosyal refah başlıkları stratejik öncelik listelerinde göz ardı ediliyor.
Bu tabloyu derinleştiren asıl kırılma üretim biçimlerinde yaşanıyor. İnsan çalışır, üretir, ücret alır, harcar ve sermaye bu döngü üzerinden büyürdü. Kapitalist refah devleti aldatmacası. Ancak otomasyon, yapay zekâ ve veri temelli planlama sistemleri üretim süreçlerini yeniden yapılandırdıkça, bu klasik döngü zayıflıyor. Sermaye için üretimin sürekliliği esastır; üretimin hangi ölçüde insan emeğine dayandığı artık belirleyici değildir. Böylece emek, sistemin merkezinden çevresine doğru itilmeye başlar. Bu yalnızca teknolojik bir ilerleme değil; insanın ekonomik denklemdeki konumunun yeniden tanımlanmasıdır.
Aynı dönemde, bir zamanlar küresel dayanışmanın sembolü olarak görülen Dünya Sağlık Örgütü, FAO ve Birleşmiş Milletler gibi kurumların etkisi ve itibarı tartışmaya açılıyor. Sağlığa, temiz suya ve güvenli gıdaya erişim gibi temel haklar küresel öncelik olmaktan uzaklaşıyor; çok taraflılık zayıflarken çıkar blokları güç kazanıyor. Uluslararası yönetişim mekanizmalarının aşınması, kaynak rekabetini daha sert ve daha az denetlenebilir hale getiriyor.
Bu dönüşüm yalnızca küresel ölçekte değil, ulusal düzeyde mekânsal planlama ve kaynak tahsis politikalarında da gözlemlenmektedir. Üretim süreçlerinin otomasyon ve veri temelli sistemlerle yeniden yapılandırıldığı bir tarihsel evrede, ekonomik öncelikler emek yoğun faaliyetlerden stratejik hammadde ve enerji arz güvenliğine doğru kaymaktadır. Doğal kaynakların bulunduğu coğrafyalar ekonomik karar alma süreçlerinin merkezine yerleşirken, bu alanlarda yaşayan nüfusun sosyo-ekonomik varlığı ikincil bir unsur haline gelebilmektedir.
Türkiye’de de son yıllarda artan maden arama ve işletme ruhsatları ile enerji projelerine yönelik tahsisler bu eğilimin somut yansımalarıdır. Akbelen Ormanı çevresinde yaşanan süreç, tekil bir çevre ihtilafı olmanın ötesinde, kaynak öncelikli kalkınma yaklaşımının ve daha ötesi kaynaklara üzerinde tasarruf işleyişini göstermektedir. Yer altı rezervlerinin ekonomik değeri, yer üstündeki tarımsal üretim, hayvancılık faaliyetleri ve kırsal yaşam pratikleriyle rekabet eder hale gelmiştir. Bunun yanında mevzuatta yapılan değişiklikler ve “kamu yararı” ya da “acele kamulaştırma” kararları aracılığıyla özel mülkiyete konu arazilerin kamulaştırılarak maden ve enerji projelerine tahsis edilmesi uygulaması yaygınlaşmaktadır. Bu mekanizmalar, hukuki çerçeve içinde tanımlansa da, kırsal nüfus açısından mülkiyet güvencesinin zayıflaması ve üretim araçları üzerindeki tasarruf hakkının daralması anlamına gelmektedir. Benzer uygulamalar farklı bölgelerde de görülmekte; geniş kırsal alanlar madencilik ve enerji yatırımları için uzun süreli ruhsatlandırmalar yoluyla şirket faaliyet sahalarına dönüştürülmektedir.
Bu eğilim, kırsal nüfusun üretim araçları üzerindeki tasarruf kapasitesini daraltma riski taşımaktadır. Tarım arazilerinin parçalanması, meraların kullanımının sınırlandırılması ve su havzalarının sanayi faaliyetleriyle baskı altına girmesi yalnızca çevresel sonuçlar doğurmaz; aynı zamanda yerel ekonomik döngüleri zayıflatır. Kırsal üretimin sürdürülebilirliği azaldıkça, gıda arz güvenliği, içme suyu kalitesi ve yerel istihdam olanakları üzerinde uzun vadeli etkiler ortaya çıkabilir.
Kentlerde ise otomasyon ve dijitalleşme iş gücü talebini dönüştürürken, yaşam maliyetleri artmakta; güvencesiz çalışma biçimleri yaygınlaşmaktadır. Böylece hem kentsel hem kırsal düzlemde insan emeğinin ekonomik sistem içindeki ağırlığı görece azalırken, stratejik kaynakların kontrolü ve teknolojik altyapının sahipliği belirleyici unsur haline gelmektedir. Kaynak odaklı büyüme stratejileri ile teknoloji yoğun üretim modellerinin birleşimi, istihdam yaratma kapasitesini sınırlı tutan bir ekonomik yapı üretmektedir.
Ortaya çıkan tablo, yalnızca çevresel ya da sektörel bir dönüşüm değildir. Üretim ilişkilerinin yeniden tanımlandığı bu çağda temel soru şudur: İnsan ve emek, sistemin kurucu unsuru olmaya devam edecek midir, yoksa kaynak ve teknoloji merkezli yeni mimaride marjinal bir konuma mı itilecektir? Eğer emek ekonomik denklemin merkezinden kalıcı biçimde çıkarılırsa, işsizlik ve gelir eşitsizliği kronikleşebilir; kırsal alanlarda mülksüzleşme, kentlerde güvencesizlik derinleşebilir. Bu nedenle mesele yalnızca kalkınma stratejisi değil, insanın ekonomik ve toplumsal sistem içindeki yerinin korunması meselesidir.
Sonuç olarak, insanlık artık tarihsel bir dönemeçte durmaktadır. Emek değersizleşirken, yaşam hakları ve temel insan ihtiyaçları piyasa mantığına feda edilirken, küresel sermaye ve iktidarlar dünyayı birkaç güç bloğunun çıkarlarına göre yeniden dizmektedir. Bu sistemin karşısında sessiz kalmak, yalnızca bireysel çaresizliğimizi kabul etmek anlamına gelir; oysa ihtiyaç duyduğumuz şey örgütlü bir toplumsal uyanıştır. Sendikalar, sivil toplum örgütleri, topluluk girişimleri ve her düzeyde halk hareketi; artık yalnızca “hak talep eden” konumdan çıkarak bu zihniyetin köklerinden sarsılması için seferber olmalıdır. Sendikal hareketler ücret artışı ve dar toplu sözleşme taleplerinin ötesine geçmeli; emeğin, doğanın, kırsal hayatın, temel hakların ve ortak varlıkların sistem içinde korunması ve eşit paylaşımı için devrimci bir programı savunmalıdır. Bugün tarih; pasif bekleyiş ile örgütlü direniş arasında seçim yapmamızı istiyor. Sistem insanı üretimden çekip “gereksiz” olarak tanımlarken, biz insanlığı yeniden merkeze koyacak eylem hattını örmezsek, yarın çok geç olabilir. Sendikalar ve halk örgütleri için çağrı nettir: İktidarlara ve sermayeye karşı insan onurunu savunan bir tarihin kurucu güçleri olarak ayağa kalkma zamanıdır.
Yusuf Kurt
Tarım Orman-İş
Genel Başkanı
6 Şubat Depremini Unutmadık
Yaşanan felaket, ihmallerin, denetimsizliğin ve sorumluluktan kaçışın acı sonucudur. Enkaz altında kalan sadece yapılar değil, binlerce emekçinin ve yurttaşın hayatıdır. Kaybettiklerimizi saygıyla anıyor, bilimsel şehircilik, güvenli yapılaşma ve hesap verebilir kamu yönetimi talep ediyoruz.
“Laiklik” İlkesinin Anayasamıza Girişinin 89. Yıl Dönümü Kutlu Olsun
5 Şubat 1937’de laiklik ilkesinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na girmesi, çağdaş, demokratik ve hukuk devleti olma yolunda atılmış tarihsel bir adımdır. Bu ilke; devletin tüm inançlara eşit mesafede durmasını, din ve vicdan özgürlüğünün güvence altına alınmasını ve kamusal düzenin akıl ve bilim esaslarıyla şekillenmesini ifade eder.
Laiklik, yalnızca bir yönetim tercihi değil; toplumsal barışın, kadın-erkek eşitliğinin, düşünce ve ifade özgürlüğünün teminatıdır. Cumhuriyetin kurucu değerlerinden biri olarak bireyin hak ve özgürlüklerini korur, farklılıkların bir arada ve eşit yurttaşlık temelinde yaşamasını mümkün kılar.
Bu anlamlı yıldönümünde, laikliğin Anayasal güvenceye kavuşturulmasını sağlayan iradeyi ve başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Cumhuriyetin kurucularını saygı ve minnetle anıyor; laik, demokratik ve çağdaş Türkiye idealine bağlılığımızı bir kez daha vurguluyoruz.
Orman Kadastro Görevlendirmeleri

Dardanos Orman Kampı'nın Özelleştirilmesine Karşı Toplanan İmzaları Özelleştirme İdaresi Başkanlığına Teslim Ettik
Dardanos Orman Kampı'nın özelleştirilmesine karşı toplanan imzaları bugün Özelleştirme İdaresi Başkanlığına teslim ettik. Genel Başkanımız Sayın Yusuf KURT'un açıklaması için lütfen linke tıklayınız.
https://www.facebook.com/reel/855433540651196
Bayrağımıza Hain Saldırı
Bayrak, bir ulusun bağımsızlığının, egemenliğinin, kimliğinin ve onurunun sembolüdür.
Kısaca söylemek gerekirse:
Ulusu temsil eder
Bağımsızlığı ve özgürlüğü simgeler
Tarihini, ortak değerlerini ve birliğini yansıtır
Uğruna fedakârlık yapılan kutsal bir değerdir
Bu nedenle bayrak, yalnızca bir kumaş parçası değil; bir milletin ortak hafızası ve varoluş işaretidir.
Bayrağa saldırı, bir ulusun egemenliğine, birliğine, tarihine ve ortak değerlerine yönelmiş açık bir saygısızlık ve meydan okuma anlamı taşır.
Provokasyon ve kışkırtma (kaos, öfke veya bölünme yaratma hedefi) olarak anlaşılır.
Bayrağa saldırı, sadece bir nesneye değil; bir millete, onun ortak iradesine ve onuruna yönelik bir eylemdir.
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.
Dardanos Orman Kampı ranta açılıyor:
Genel Başkanımız Yusuf KURT, BirGün Gazetesi'nden Ebru ÇELİK'e, kampın yalnızca bir dinlenme alanı değil, orman yangınlarıyla mücadelede kritik bir eğitim merkezi olduğunu belirtti. Haberin devamı için lütfen aşağıdaki linke tıklayınız.
https://www.birgun.net/haber/dardanos-orman-kampi-ranta-aciliyor-halkindir-satilamaz-684778
Ormanlar ve Ormancılık Üzerine
Değerli Hocamız Doç. Dr. Yücel Çağlar Hocamız yazdı. Okumak için lütfen linke tıklayınız.
Orman Muhafaza Memurları Günü Kutlu Olsun
Ormanlarımızın korunması, geliştirilmesi ve gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde aktarılması için büyük bir özveriyle görev yapan orman muhafaza memurlarımız; doğanın dengesini koruma yolunda gece gündüz demeden, zorlu koşullar altında önemli bir sorumluluk yüklenmektedir. Emekleri, cesaretleri ve sorumluluk bilinciyle her türlü takdiri hak eden tüm orman muhafaza memurlarımızın Orman Muhafaza Memurları Gününü saygıyla kutluyoruz. Bu uğurda hayatını kaybeden kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyor, görev başındaki tüm emekçilerimize sağlık ve kolaylıklar diliyoruz.
Dardanos Orman Kampı'nın satışına tepki: "Ormanlar bizimdir, emek bizimdir, gelecek bizimdir"
Dardanos Orman Kampı’nın 28 Ocak’taki satış ihalesi öncesi Çanakkale...haberimizin devamını okumak için lütfen linke tıklayınız.
YAĞMAYA VE YAĞMACILARA GEÇİT YOK
Çanakkale Dardanos Kampı, (bir kaç yıl önce) Orman Genel Müdürlüğü’nden alınarak Özelleştirme İdaresi’ne devredildi ve satışa çıkarıldı. Bu karar kamu yararına aykırıdır, vicdansızlıktır. Dardanos yalnızca bir kamp değildir.
Burası Çanakkale’nin nefesidir Bu kamp sadece bir tatil yeri değil, YAZIN YANGINLARDAN BUNALAN PERSONELİN nefes aldığı ortak yaşam kültürünün sembolüdür. Dardanos Kampı’nı Orman Genel Müdürlüğünün’ nün elinden alarak sermayeye teslim ederek... Açık Gazetede yayımlanan haberimizin devamını okumak için lütfen linke tıklayınız.
https://acikgazete.com/turkiye/canakkale-dardanos-kampi-ozellestirilmesin/
Dünya Ziraat Mühendisleri Günü Kutlu Olsun
Toprak, su ve iklim mirasımızı korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak hepimizin sorumluluğudur. Dünya Ziraat Mühendisleri Günü kutlu olsun.
‘UZMANLIK GEREKSİNİMİNİ KAVRAYAMAMALARI ŞAŞIRTICI DEĞİL’
Sendikamız Tarım Orman-İş, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü bünyesinde açılan müfettiş yardımcılığı giriş sınavına yönetmelik sebebiyle orman mühendislerinin başvuramamasına tepki gösterdi. Açıklamada, “Bu, ülkede doğanın, bilimin ve mesleki liyakatin nasıl sistemli biçimde tasfiye edildiğinin açık bir göstergesidir”...Cumhuriyet Gazetesi haberimizin devamı için lütfen linke tıklayınız.
https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/tarim-orman-is-sendikasi-ndan-liyakatsizlige-tepki-2468580
SATIŞI ENGELLEMEYE KARARLIYIZ
“Çanakkale'de bu toprakları kanla kazandı. Çanakkale bu toprakları parayla satmayacak. Buna asla izin vermeyecek. Tarım Orman İş Sendikası olarak bizler de tarım ve orman alanlarının talanına karşı çıkıyoruz. Ve burada yaşanan talanı da karşı çıkmaya devam edeceğiz.” Cumhuriyet Gazetesi'nde yayımlanan haberimizin devamı için lütfen linke tıklayınız.
Yeni Yılınız Kutlu Olsun
Değerli üyelerimiz bir yılı geride bırakırken, birlikte ürettiklerimiz ve paylaştığımız emekler için teşekkür ederiz. Demokrasiye, cumhuriyet ve değerlerine bağlı kalarak yaşamı güzelleştirmek için her türlü baskıya, kayırmacılığa, haksızlığa, doğa ve çevre talanına karşı birlikte verdiğimiz onurlu mücadelemizi yeni yılda da büyüterek devam ettireceğiz. Her yeni yıl bir umut demektir. Yeni yılın sağlık, mutluluk ve başarı getirmesini dileriz. Tüm hedeflerinize ulaştığınız , huzur ve umut dolu bir yıl olmasını temenni ederiz. Yeni yılınız kutlu olsun.
Hakkımızı İstiyoruz Geri adım Atmıyoruz
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu ve bağlı sendikalar olarak bugün Ankara’da, halkın meclisi önünde bütçe için basın açıklaması yapmak istedik. Ancak Ankara Valiliği’nin talimatı doğrultusunda polis güçleri müdahale etti. Polis müdahalesiyle üyelerimiz fiziki müdahaleye maruz kaldı. Haberin devamı için lütfen linke tıklayınız.
Müdürlere TOGG Memura Gelince Bütçe Yok
Geçen aylarda 81 ilin il müdürlüklerine TOGG marka araç gönderen Tarım ve Orman Bakanlığı, bütçesini memurun koruyucu gıda yardımına yetiremedi. Bakanlık, Tarım Orman-İş Sendikası tarafından sorulan memurun koruyucu gıda yardımının ödenmemesi konusunu, “bütçe yetersizliği” ile savundu. Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan haberimizin devamı için lütfen linke tıklayınız.
25 Kasım Kadına Şiddetle Mücadele Günü
25 Kasım, 1999 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından "Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü" olarak ilan edilmiştir. Bu günün belirlenmesinin arkasında, 1960 yılında Dominik Cumhuriyeti'nde üç Mirabal kardeşin, diktatör Rafael Trujillo'ya karşı muhalefetleri nedeniyle öldürülmesi olayı yatmaktadır. Mirabal kardeşlerin bu trajik ölümü, kadına yönelik şiddetle mücadelenin sembolü haline gelmiştir. 25 Kasım, kadına yönelik şiddetin önlenmesi için farkındalık günüdür. Yaşam hakkı kutsaldır; hiçbir kadın yalnız değildir. Şiddete karşı ses ver!
3 Aralık Dünya Engelliler Günü
Bugün, engelli bireylerin yaşamın her alanında eşit haklara sahip olduğunu bir kez daha hatırlatma günüdür. Erişilebilir, kapsayıcı ve duyarlı bir toplum için hepimizin sorumluluğu var. Engelleri birlikte kaldırmak mümkün.
5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından Türkiye’deki kadınlara seçme ve seçilme hakkının verildiği 5 Aralık günü Dünya Kadın Hakları Günü olarak kutlanmaktadır. Kadınlar; değişimin, eşitliğin ve demokrasinin vazgeçilmez gücü. 1934’te kazanılan bu hak, özgür bir geleceğin kapısını araladı.
Eşitlik bir lütuf değil, haktır!
Bugün, geçmişin cesaretine teşekkürle...
Başsağlığı Vefat
Değerli dostumuz, Orman Mühendisi Cengiz Gökçe Bey’in vefatını büyük bir üzüntüyle öğrendik. Yıllardır birlikte mücadele ettiğimiz, gönlü güzel insan Cengiz Bey’e Allah’tan rahmet; kederli ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz.
Başımız sağ olsun.
TBMM Önünde Ücret Adaleti İçin Eyleme Katıldık
Bu ülkede zam adı altında yapılan şey ücret artışı değil, siyasi mülahazalarla atanan bürokratlara açık servet transferidir. Aynı işi yapanları uydurma unvanlarla ayırmak liyakat değil, bilinçli ayrımcılıktır. Mühendis, öğretmen, veteriner açlığa itilirken torpilli bürokratlara kat kat maaş vermek sosyal adaletin idamıdır. Bunun adı ekonomi değil; kayırmacılıkla yapılan sınıf mühendisliğidir.
4 Aralık Dünya Madenciler Günü
Dünyanın her yerinde 4 Aralık tarihini bir mücadele gününe çeviren, coşkuyla kutlayan madenciler; ülkemizde yaşadığımız iş cinayetlerden dolayı acılar içerisinde...
Başta Soma olmak üzere Ermenek`te, Şırnak`ta, Zonguldak`ta, Elbistan‘da, Yatağan’da ve adını sayamadığımız onlarca yerde canlarını kaybeden maden emekçilerini saygıyla anıyoruz. Madencilik sektörü; cesaret, dayanıklılık ve sorumluluk gerektiren zorlu bir çalışma alanıdır. Bu kutsal mesleği icra eden madencilerimiz, yer altının her koşulunda alın teriyle üretimi sürdüren görünmez kahramanlardır. Onların emeği, sadece doğal kaynakların çıkarılmasını değil; kalkınmanın, üretimin ve ekonomik büyümenin temelini oluşturur. Sendikamız iş sağlığı ve güvenliği kültürünü güçlendirmeye, sürdürülebilir madencilik anlayışını geliştirmeye yönelik tüm çalışmalara değer verir ve bu alanda sorumluluk bilinciyle hareket eder. Hayatını madencilik uğruna kaybeden tüm maden şehitlerimizi rahmetle anıyor, görevini fedakârlıkla sürdüren tüm madencilerimize minnet ve saygılarımızı sunuyoruz.
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü
Kadına yönelik şiddet, dünyanın her yerinde insan haklarını ihlal eden, toplumsal bütünlüğü zedeleyen ve toplumların gelişimini doğrudan etkileyen ciddi bir sorundur. Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü, bu alandaki farkındalığı artırmak, önleme politikalarını güçlendirmek ve toplumda ortak bir bilinç oluşturmak amacıyla her yıl dünya genelinde anılmaktadır. Bu kapsamda 25 Kasım’a uzanan hafta, tüm kurum ve kuruluşlar için önemli bir sorumluluk ve duyarlılık dönemidir.
Kurumsal bakış açısıyla, kadına yönelik şiddetin yalnızca bireysel bir sorun olmadığı; ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda derin etkiler yaratan bir toplumsal mesele olduğu açıktır. Şiddetin fiziksel, psikolojik, ekonomik veya dijital pek çok biçimi, kadınların yaşam kalitesini düşürmekte ve toplumsal eşitliğe zarar vermektedir. Bu nedenle şiddetle mücadele, kurumların da dahil olduğu geniş kapsamlı ve sürdürülebilir bir yaklaşım gerektirir.
Bu hafta vesilesiyle hedeflenen; şiddetin önlenmesine yönelik farkındalığı artırmak, eğitim çalışmalarını desteklemek, güvenli iletişim kanallarını güçlendirmek ve kadınların haklarına erişimini kolaylaştırmaktır. Diğer yandan, toplumsal cinsiyet eşitliğini odağa alan politikaların benimsenmesi, çalışma hayatında fırsat eşitliğinin sağlanması ve her türlü ayrımcılığın önüne geçilmesi, kurumsal sorumluluğun temel parçaları arasındadır.
Kurumsal olarak benimsediğimiz yaklaşım; kadınların sosyal, ekonomik ve kültürel hayata eşit ve güvenli şekilde katılımını desteklemek, şiddetin hiçbir türüne tolerans göstermemek ve bu bilinçle toplumsal dayanışmaya katkı sunmaktır. Çünkü kadına yönelik şiddetin önlenmesi, yalnızca bireysel duyarlılıkla değil; kurumların aktif katılımıyla mümkün olacaktır.
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Haftası, bizlere bir kez daha önemli bir hatırlatma yapmaktadır:
Şiddetsiz bir toplum, eşitlik ve adalet temelinde şekillenir.
Bu doğrultuda, tüm kadınların güvenli, adil ve saygın bir yaşam sürdürebilmeleri için çalışmalarımızı sürdürmeye; farkındalığı artırmaya ve toplumsal gelişime katkı sağlamaya devam ediyoruz.
24 Kasım Öğretmenler Günü Kutlu Olsun
Başta Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve şehit öğretmenlerimiz olmak üzere, geleceğimizi şekillendiren, bilgiyi sevgiyle harmanlayarak nesiller yetiştiren tüm öğretmenlerimize şükranlarımızı sunuyoruz. Eğitime adanmış emekleri, sabırları ve özverileri ile toplumumuzun aydınlık yarınlarını inşa eden tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü kutlu olsun. Bu anlamlı günde, tüm eğitim emekçilerine saygı, minnet ve teşekkürlerimizi sunarız.
Çok Üzgünüz...
Gürcistan'da yaşanan uçak kazası haberini derin bir üzüntüyle öğrendik. Hayatını kaybeden şehitlerimize Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve milletimize başsağlığı ve sabır dileriz.
Ormanlarımız ve Ormancılığımız Üzerine Sessiz Tartışmalar
Dün Mustafa Kemal Atatürk’ü anma günüydü. Çoğumuz O’nu sevgi ve saygıyla andık. Andık ama yine son derece hüzünlü görüntüler, derinliksiz ve yol açmayan konuşmalarla. Çok üzüldüm doğrusu. Ayrıca gönlüm isterdi ki tüm yurttaşlarımız aynı sevgi ve saygıyı duyumsayabilseydi. Anıtkabirde bir avuç kendini bilmezin önlenmeyen çirkinlikleri, MEB Bakanı'nın sergilediğkarşısında öfkelendim; çok yazık !.
Öte yandan, tam da bu anlamlı günün ertesinde, bugün, Orman Genel Müdürlüğü’nün “Sevdamız Yeşil Vatan” savsözüyle yine tüm yurtta gerçekleştireceği “Milli Ağaçlandırma Günü” etkinlikleri gündemde. Gerektiği gibi yapılsaydı bu etkinliklere gerçekte ben de katılır; giderek artan kaygılarımı dikeceğim fidanların çukuruna gömmek isterdim. Ne yazık ki böyle bir olanağım yok artık.
Biliyorsunuz, 11 Kasım'ın, 2019 yılında Cumhurbaşkanı tarafından “Milli Ağaçlandırma Günü” olarak değerlendirilmesine karar verilmişti. O gün bugündür onu 11 Kasım, yani Mustafa Kemal'i yitirişimizin tam da ertesi günü (!), kurak geçen yaz günlerinin hemen daha sonra, sonuçta, her tarafta aynı anda ve festivalli fidan dikim etkinlikleri düzenleniyor. Bu etkinlikler fidan dikimlerinin yanı sıra fidan bağışları, sahiplenmeleri vb uygulamalarla giderek... Doç.Dr. Yücel ÇAğlar Hocamız yazdı. Devamı için lütfen linke tıklayınız.
https://www.academia.edu/144905956/1_Kas%C4%B1m_2025
10 KASIM ATATÜRK'Ü ANMA GÜNÜ
Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, ebediyete intikalinin 87. yılında sonsuz saygı, minnet ve özlemle anıyoruz. O’nun ilke ve devrimleri, bizlere ışık olmaya; özgürlük, bağımsızlık ve çağdaşlık yolunda rehberlik etmeye devam ediyor. Cumhuriyetimizin temellerini atan ve “En büyük eserim” dediği bu ülkeyi bizlere emanet eden Atatürk’ü, daima kalbimizde yaşatacağız.
Saygı ve özlemle anıyoruz.
Tasarruf Tedbirleri Yalnızca Personele İşliyor
Tarım ve Orman Bakanlığı, yöneticilerine son model TOGG dağıtırken veteriner hekimler 45 yıllık araçlarla göreve çıkıyor. Tarım Orman-İş Genel Başkanı Yusuf Kurt, ‘Emekçilerin canı, bir makamın konfor koltuğundan daha mı değersizdir?’ diye sordu. Cumhuriyet Gazetesinde yayımlanan haberimizin devamı için lütfen linke tıklayınız.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun
Bugün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde, milletimizin azim ve kararlılığıyla kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin 102. yıl dönümünü büyük bir gurur, coşku ve heyecanla kutluyoruz.
Cumhuriyet; bağımsızlığımızın simgesi, özgürlüğümüzün teminatı ve geleceğimizin en güçlü dayanağıdır. Atatürk’ün “Türk milletinin karakterine ve adetlerine en uygun idare, Cumhuriyet idaresidir.” sözüyle vücut bulan bu değerli miras, bizlere düşen en büyük sorumluluğu da hatırlatmaktadır: Cumhuriyetimizi korumak, yaşatmak ve gelecek nesillere daha güçlü biçimde aktarmak.
Bu anlamlı günde, başta Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşları olmak üzere, vatan uğruna can veren tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.
Milletimizin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı en içten dileklerimizle kutluyor, birlik, beraberlik ve aydınlık bir gelecek temenni ediyoruz.
Yaşasın Cumhuriyet!
Eğitim-İş Sendikasının 20.Yılını Kutluyoruz
Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk'ün izinde;laik, bilimsel, çağdaş, parasız, kamusal ve karma eğitimi savunan emek mücadelesini kararlılıkla sürdüren eğitim emekçilerinin 20. yılını Tarım Orman İş olarak kutluyoruz.
Amasya'da Veteriner Hekimlere Saldırı Gerçekleşti
Amasya’da iki veteriner hekime şap aşılaması sırasında saldırı gerçekleşti. Tarım Orman- İş Başkanı Yusuf Kurt, “Hekimlerimize yönelik şiddet görmezden geliniyor, derhal yasaya dahil edilmeliler” çağrısı yaptı. Cumhuriyet Gaztesinde yayımlanan haberimiizn devamı için lütfen linke tıklayınız.
TÜZÜK GENEL KURULU İLANIMIZ
Sendikamız Tüzük Genel Kurulu, çoğunluklu olarak 17 Ekim 2025 Cuma günü Sinan Bengier Tiyatro salonu Meydan AVM kat: 2 Batıkent Yenimahalle /ANKARA adresinde, saat:10,00 da, çoğunluk sağlanamadığı takdirde 18 Ekim 2025 Cumartesi günü aynı yer ve aynı saatte ekte yer alan gündeme uygun olarak yapılacaktır.
GÜNDEM
1- Yoklama ve açılış
2- Saygı duruşu ve İstiklal Marşı
3- Divan kurulunun oluşturulması
4- Genel Başkanın konuşması
5- Tüzükte yapılacak değişikliklerin görüşülmesi ve kabulü
6- Tüzük değişikliği sonucunda oluşacak maddeler doğrultusunda Merkez Yönetim Kuruluna yetki verilmesi ve karara bağlanması
7- Tüzükte yapılan değişikliğe bağlı olarak Disiplin Kurulu, Denetleme Kurulu, yönetmeliklerinde yapılacak değişikliklerin görüşülüp onaylanması
8- Çanakkale ve Ankara Merkez Şubelerinin kurulması
9- Dilek, temenniler ve öneriler
10- Kapanış
Tüzük Genel Kurul ve gündem ilanen duyurulur.
Birleşik Kamu-İş Ağustos Ayı Açlık ve Yoksulluk Araştırmasını Tamamladı
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonunun Ar-Ge birimi Kamu-Ar, açlık ve yoksulluk sınırı raporunu açıkladı. Rapora göre; açlık sınırı ağustos ayında önceki aya göre 774 lira artarak 28 bin lira sınırını aşarak 28 bin 444 liraya, yoksulluk sınırı ise 87 bin 910 liraya tırmandı. Anka Haber Ajansının hazırlamış olduğu haberin devamı için lütfen linke tıklayınız.
19 EYLÜL GAZİLER GÜNÜ KUTLU OLSUN
Başta Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere, vatanımızın bağımsızlığı ve bütünlüğü uğruna canlarını ortaya koyan tüm kahraman gazilerimizi saygı, minnet ve şükranla anıyoruz. 19 Eylül Gaziler Günü kutlu olsun.
İSG EĞİTİMİMİZİ GERÇEKLEŞTİRDİK
Üyesi olduğumuz İnşaat ve Ağaç İşçileri Enternasyonali BWI nin katkılarıyla AMASYA ilinde Tarım İl Müdürlüğünde küresel iklim değişikliği, iş sağlığı ve güvenliği , sendikalar çalışmalar hakkında bilgilendirme ve genel istişarelerde bulunulmuştur. Nazik ev sahipliğinden dolayı Sayın Amasya İl Tarım Müdürü Ahmet ARSLAN a teşekkür ediyoruz.
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN
Milletimizin bağımsızlık azmi ve kahramanlığıyla kazanılan Büyük Zafer’in 103. yıl dönümünü gururla kutluyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, vatanı uğruna mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.
PABUÇ BIRAKMIYORUZ!
Konfederasyonumuzun aldığı yetkiyle ilk kez oturduğu toplu sözleşme masasında hükümetin kamu emekçilerine hakaret niteliğinde bir teklif yapması sonucu, Konfederasyonumuzun öncülüğünde milyonlarca kamu emekçisi 18 Ağustos'ta iş bırakma eylemi yapma kararı almıştır. Konfederasyonumuz ve bağlı sendikalar olarak "İş bırakma eylemine" katlım sağladık.
ORMAN YANGINLARIYLA MÜCADELE RAPORUMUZ
“Orman Yangınlarıyla Mücadele Raporu-2025”, Ülkemizdeki orman yangınları yönetimiyle kamuoyunun bilgi birikimine katkı sağlaması ve Sendikamızın, mevcut orman yangınlarıyla mücadele politikalarının değerlendirilmesi ve gelecek perspektifinin belirlenmesi amacıyla Sendikamızın “Ormancılık Bilim Komitesi” tarafından hazırlanmıştır.“Orman Yangınlarıyla Mücadele Raporu-2025”, Ülkemizdeki orman yangınları yönetimiyle kamuoyunun bilgi birikimine katkı sağlaması ve Sendikamızın, mevcut orman yangınlarıyla mücadele politikalarının değerlendirilmesi ve gelecek perspektifinin belirlenmesi amacıyla Sendikamızın “Ormancılık Bilim Komitesi” tarafından hazırlanmıştır.
Hazırlanan raporu okumak için lütfen linke tıklayınız.
ormanyanginlariylamucadeleraporu_2025.pdf
Sarı Sendikanın TİS İçin Önerdiği Akıl Dışı Teklife İlişkin Açıklamamızdır
"Siz Kimsiniz ki Bize Aidatla Zorbalık Dayatıyorsunuz?"
Yine o meşhur sarı sendika… Yine iktidarın arka bahçesinde büyümüş, sözde emekçi temsilcileri eliyle memurun iradesine zincir vuracak bir dayatmayla karşı karşıyayız.
Anayasa Mahkemesi, hukukun üstünlüğünü hatırlatarak önce %1.5, sonra %2 üyelik barajını iptal etti. Ancak şimdi, akıl tutulmasına sebep olan yeni bir teklifle...devamı için lütfen linke tıklayınız.
https://www.facebook.com/share/p/16wDUVbV27/
Ormanlar ve Ormancılık Üzerine Sessiz Tartışmalar
Doç. Dr. Sayın Yücel ÇAĞLAR Hocamızın yazmış olduğu makalesini kendilerinin izni ile yayınlıyoruz.
Duyarlı yurttaşlarımızın çoğunluğu “ormanlarımızın” korunmasını istiyor, bu doğrultuda çeşitli çabalar içinde bulunuyor ama çok önemli bir gerçeği gözden kaçırıyor...devamı için lütfen bağlantıya tıklayınız.
UNUTMADIK...
"İnsan, insanı yakar mı ?
İnsan, insan yanarken bakar mı?
İnsan, insanı yakanı aklar mı?
İnsan yanarken,yanmayan insan var mı?
Varsa yanmayan,o insan mı?"
İçimiz kanamaya,yüreğimiz yanmaya devam ediyor.
Yitirdiğimiz canları bir kez daha saygı ve özlemle anıyoruz.
ORMAN YANGINLARIYLA MÜCADELE HEPİMİZİN GÖREVİ
KIYILAR VE ORMANLAR HALKINDIR, SATILAMAZ
Zeytinime Dokunma
Madenci Lobileri Doymadı
Alevlerin Kalbinde Nöbet Tutan Kahramanlar İçin…
Gecesi yok, gündüzü yok bu mücadelenin…
Alevler 800 dereceyi bulduğunda, ölümle yaşam arasındaki o ince çizgide dimdik duran;
uykusuz, yorgun ama inançla savaşan orman emekçilerini bir anlığına bile unutmayalım.
Onlar ki, sadece bir ağaç değil; bir yaşamı, bir geleceği, bir memleketi savunuyorlar.
Cansiperane, terleriyle, yürekleriyle, canları pahasına…
Bu kahramanların hakkı ödenmez!
Ama onlara en büyük desteğimiz; bu mücadeleyi yalnız bırakmamaktır.
Unutmayalım:
Orman yangınları sadece ormancıların değil, hepimizin ortak düşmanıdır.
Ve bu mücadele sadece onların değil, hepimizin görevidir!
Tüm halkımızı;
orman alanlarında ateş yakmamaya,
havai fişek, maytap ve benzeri tehlikeli maddelerden uzak durmaya,
ziraî faaliyetlerde azami dikkat göstermeye,
doğaya karşı daha duyarlı, daha bilinçli ve daha sorumlu olmaya çağırıyoruz.
Çünkü ormanlar sadece ağaç değil;
nefesimiz, suyumuz, toprağımız, geleceğimizdir.
Ve geleceğimizi korumak, hep birlikte yazacağımız bir destandır.
ORMANLAR HEPİMİZİN,
KORUMAK GÖREVİ DE HEPİMİZİN!
Yurdun Dört Bir Yanından Yangın Haberleri Geliyor
Sendikamız Tarım Orman-İş Genel Başkanı Yusuf Kurt yangınlarda 4 etkene dikkat çekti. Yangınla mücadele için ne kadar uçak, helikopter kullanıldığı hakkında ise Meclis’te soru önergesi verildi.Haberin devamını okumak için lütfen linke tıklayınız.
TORBADAN YİNE DOĞA KATLİAMI ÇIKTI. ŞAŞIRDIK MI? TABİKİ HAYIR!
Yirmi iki yılı aşkın bir süredir Ülkeyi yöneten AKP iktidarının uygulamaya koyduğu torba kanunlarla bugüne kadar doğa ve çevre katliamının önünü açan onlarca kanun yürürlüğüne konulmuştur. Bu kez de; Çorum Milletvekili Oğuzhan KAYA, Zonguldak Milletvekili Ahmet ÇOLAKOĞLU, Denizli Milletvekili Şahin TİN ile birlikte 117 AKP Milletvekilinin 13.06.2025 tarihinde, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonuna sunduğu DOĞA DOSTU (?) torba kanun teklifiyle; maden arama ve işletme faaliyetlerine yönelik izin süreçlerinin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünce (MAPEG) ruhsat verilmeden önce tamamlanması, çevresel etki değerlendirmesi süreçlerini işlevsizleştirerek yatırımların hızlandırılması ve teşvik edilmesine yönelik tedbirlerin alınması amacıyla...yapmış olduğumuz basın açıklması metninin devamı için lütfen linke tıklayınız.
Vefat ve Başsağlığı
Üyemiz Öztan ÇAĞIRIR 'ın babası Nurettin ÇAĞIRIR vefat etmiştir. Merhuma Allah’tan rahmet kederli ailesine sabır ve başsağlığı dileriz.
TABANDA DEĞİL, YUKARIDA EŞİTLİK İSTİYORUZ
1 Ekim 2008 tarihi öncesinde memur olanlar 5434 sayılı yasaya tabi olurken bu tarih sonrası memur olanlar 5510 sayılı yasaya tabiler. Çalışan memurlar arasında yasa farklılığından oluşan herhangi bir avantaj veya dezavantaj bulunmuyor.
1 Ekim 2008 sonrasında memur olanların emekli aylıkları brüt ücrete göre hesaplanmasından dolayı düşük emekli aylıkları almalarının yanı sıra hazine desteği ile tamamlanan en düşük emekli aylığını almak zorunda kalacak.
Yani yıllardır emekli aylığında memurların SSK ve Bağ-Kur emekli-lerine göre avantajlı olduğu emekli aylığı hesaplaması, 1/10/2008 ve sonrasında memur olanlarda ortadan kalkmış oldu. Başka bir ifade ile emekli aylıkları ayrım olmadan herkes için en altta birleşmeye devam edecek.
BABALAR GÜNÜ KUTLU OLSUN
Hoşgörüyü, demokrasiyi ve adam olmayı öğreten, bu anlamıyla iyi bir nesil yetiştirmeyi hedefleyen, tüm babalara saygılarımızı sevgilerimizi sunuyoruz. Tüm babaların, Babalar Gününü kutluyoruz.
DENETİM EKİPLERİNE YAPILAN SALDIRILAR GÖRMEZDEN GELİNEMEZ
5996 sayılı Kanunun amacı, gıda ve yem güvenilirliğini, halk sağlığı, bitki ve hayvan sağlığı ile hayvan ıslahı ve refahını, tüketici menfaatleri ile çevrenin korunması da dikkate alınarak korumak ve sağlamaktır. Bu kapsamda gıda güvenliğinin sağlanmasında gıda kontrol görevi yapan Gıda Mühendisi, Veteriner Hekim, Ziraat Mühendisi çalışanlar çok önemli bir kamu hizmeti yapmaktadır.
Gıda güvenliğinin sağlanması amacıyla toplum adına önemli görevler üstlenen Tarım ve Orman Bakanlığı Kontrol Görevlilerine son zamanlarda artan saldırıları şiddetle kınıyoruz.
11 Haziran 2025 Çarşamba günü Bingöl İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Kontrol Görevlilerince yapılan denetimde 1.7 ton merdiven altı yoğurt ve 1 ton son kullanma tarihi geçmiş , silinmiş peynir tespiti yapılmış fakat işletme sahibi kamu adına toplum sağlığını korumak adına çalışan kontrol görevlisi kişileri tehdit ve hakaretlerle işlerini yapmayı engellemek istemişlerdir. Polis yardımıyla denetim ancak yapılabilmiş ve işlemler uygulanabilmiştir.
Yapılan bu saldırıyı şiddetle kınıyor, gıda güvenliğini tehdit eden ve halk sağlığını tehlikeye atan bu kişi ve kişiler hakkında yasal işlemlerin bir an önce yapılmasını talep edip konunun takipçisi olacağımızı belirtiriz.
Bayramınız Kutlu Olsun
Sevdiklerinizle birlikte geçireceğiniz mutlu ve huzurlu bayram dileriz.
Birlikte Varız, Birlikte Güçlüyüz, Birlikte Değiştireceğiz
TMO, TİGEM, ESK, AOÇ gibi kurumlarda çalışanlara üretim teşvik primi, döner sermaye kar payı ve ilave ödemeler düzenli ve adil olarak ödenmelidir.
Fiili hizmet zammı genişletilmeli, vardiyalı çalışanlara nöbet ücreti verilmelidir. Koruyucu gıda, giyim ve iş sağlığı tedbirleri yaygınlaştırılmalıdır.
Cenaze, düğün, alışveriş çeki, çocuk yardımı, yemek ve ulaşım destekleri artırılmalı ve herkes için eşit uygulanmalıdır.
Engelli ve Kadın Çalışanlar için Pozitif ayrımcılık uygulamaları geliştirilmeli, esnek ve destekleyici iş ortamları sağlanmalıdır.
İş kolundaki tüm kamu görevlileri toplu sözleşmeden eşit olarak yararlanmalıdır.
Ormanlarımızın, meralarımızın, su kaynaklarımızın ve tarım alanlarımızın yağmalanmasına, imara açılmasına, maden sahalarına teslim edilmesine son verilmelidir
Bu talepler, yalnızca bizim değil; halkın da güvenliği, sağlığı ve geleceği için elzemdir.
Çünkü biz, doğayı koruyan; üretimi planlayan; halkı doyuran; gıdayı denetleyen kamu emekçileriyiz.
Biliyoruz, kolay olmayacak. Ama biz, o masaya sadece taleplerimizle değil; yılların mücadelesiyle oturacağız.
Ve unutulmasın: Emekçiyi yok sayan hiçbir düzen, sonsuza dek ayakta kalamaz.
Değerli arkadaşlarım
Bu ülkenin toprağını korumak suç değildir
Bu ülkenin ormanını savunmak suç değildir
Bu ülkenin hayvanına, gıdasına, doğasına sahip çıkmak vatanseverliktir.
Ve biz bu vatanseverliğin adıyız.
Direne direne kazanacağız!
Birlikte varız, birlikte güçlüyüz, birlikte değiştireceğiz.
Güvencesiz Çalıştırılmaya Liyakatsiz Atamalara ve Adaletsiz Ek Gösterge Sistemine Karşı Duruyoruz
Güvencesiz çalıştırılmaya, liyakatsiz atamalara ve adaletsiz ek gösterge sistemine karşı duruyoruz
Tarım ve orman alanlarının talanına, suyun ve havanın kirletilmesine karşı çıkıyoruz. Doğayı korumak, geleceğimizi korumaktır. Bu nedenle, çevreyi tahrip eden politikalara karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.
Sahada görev icra eden kamu çalışanları için can güvenliği sağlayacak yasal düzenlemeler yapılmalı; saldırıya uğrayan personele kamu avukatı ve devlet koruması sağlanmalıdır
Tüm kamu emekçilerine arazi tazminatı, yangın tazminatı, görev tazminatı, fiili hizmet zammı, teknik sorumluluk ödemeleri eksiksiz ve emekliliğe yansıyacak şekilde verilmelidir.
Sendikal baskılar son bulmalı, mobbingile etkin mücadele edilmeli, şiddete karşı kamu çalışanlarını koruyan özel yasa çıkarılmalıdır.
Tüm döner sermaye, teşvik primi ve üretim kaynaklı ödemeler adil ve şefaf biçimde dağıtılmaldır;
Mühendis, tekniker, teknisyen ve kontrol personelinin maaşları; sorumlulukları, eğitim düzeyleri ve görev riskleri dikkate alınarak yeniden belirlenmelidir. Açlık sınırında ücret dayatması, kamu hizmetini felç etmektedir.
Sözleşmeli istihdam kaldırılmalı, kamuda tüm personel kadrolu statüye geçirilmelidir. Emekçilerin geleceği, siyasi iradenin keyfiyetine bırakılamaz.
Rotasyon, torpil, yandaş atama, adaletsiz görevde yükselme sistemleri son bulmalıdır. Liyakat ilkesine dayalı merkezi atama sistemi derhal kurulmalıdır.
En düşük kamu çalışanı maaşı, insanca yaşam koşullarını karşılayacak şekilde artırılmalı; tüm ek ödemeler (harcırah, yemek, ulaşım, kira yardımı vb.) emekliliğe yansıtılmalı ve gelir vergisinden muaf tutulmalıdır.
Arazi, yangın, denetim, teknik sorumluluk, görev, kadastro, fiili hizmet ve seyyar görev tazminatları artırılarak ödenmeli; yangına katılan personel için 12 ay boyunca tazminat verilmelidir.
TAGEM, TKDK ve araştırma enstitülerinde çalışanlara araştırma teşvik, proje primi ve büyük proje tazminatları verilmelidir.
Görevde yükselme sınavları düzenli ve liyakate dayalı yapılmalıdır. Tekniker, teknisyen, biyolog ve benzeri tüm unvanlar için eşit ek gösterge ve tazminatlar sağlanmalıdır.
Kamu Çalışanları Olarak, İnsan Onuruna Yaraşır Bir Yaşam Talep Ediyoruz
Veteriner Hekimlerimize Yapılan Saldırılar Artık Münferit Değil
Yaşanabilir Bir Dünya Mümkün...
Değerli basın emekçileri, sevgili kamu çalışanları,
Bugün burada, yalnızca kalem tutan ellerin değil; çamura, kana, toprağa değmiş ellerin sesi olmak için toplandık. Bugün burada bir cümle kurmak için değil, bir hakikat seli başlatmak için toplandık.
Bizler; sabahın ilk ışığında hayvanlara şifa götüren, gecenin karanlığında yangına koşan, tarlada çiftçinin yanında diz çöken, sahada halkın sağlığı için denetim yapan kamu emekçileriyiz.
Bizler, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın adı anılmayan neferleriyiz.
Biz; yangının içine koşan, virüsle burun buruna gelen, kaçak avcının karşısında tek başına dikilen, çürük gıdanın önünde halkı savunan sessiz kahramanlarız
Ama bu emek, bu fedakârlık,
bir masa başında, üç satır tutanakla satılıyor
Evet, açıkça söylüyoruz:
Bu ülkede emekçinin maaşı, hakkı, onuru yandaş masa başı sendikalarca pazarlanıyor
Adına "toplu sözleşme" dedikleri şey;
aslında sessiz bir aldatmacadır.
Çünkü onlar, masaya emekçinin değil, iktidarın rızasını götürürler.
Çünkü onlar, emekçiye değil, koltuğa sadıktırlar
Çünkü onların görevi hak almak değil, sus payı dağıtmaktır.
Sarı sendikalar masada “yüzde 3.5 zam aldık” diye zafer ilan ederken,
biz pazarda çürük sebze alan emekçinin gözyaşını gördük.
Yanaşma sendikalar, “refah payı verildi” diye alkışlarken,
biz sahada saldırıya uğrayan veteriner hekimin, gıda denetmenin yalnızlığını duyduk.
Onlar ceket düğmelerini ilikleyip iktidarın yanında poz verirken,
biz ormanlarda kaçak avcıya karşı tek başına direnen memurun yanında nöbet tuttuk.
Onlar “üstünü örttün ” dedikçe, biz gerçekleri haykırdık:
TARIM ORMAN-İŞ SENDİKASI olarak buradan ilan ediyoruz:
2026-2027 Toplu İş Sözleşmesi bizim için sadece bir maaş pazarlığı değildir.
Bu bir varoluş mücadelesidir!
Bu, kamu emekçisinin, toprağın, ormanın, üretimin, halk sağlığının, bu ülkenin geleceğinin mücadelesidir.
Ve biz bu mücadeleyi kazanmaya kararlıyız.
Ve biz biliyoruz ki bu sorunların kaynağında sadece ekonomik kriz, sadece bütçe açığı değil; masada bizi satan, meydanda susan yandaş sendikalar vardır
Bizi sus payı veren, sadaka dağıtan, sendikacılığı ceket düğmesi sananlar temsil edemez.
Veteriner Hekimlerimize Yapılan Saldırı Asla Kabul Edilemez
Kurban pazarlarında halk sağlığını ve hayvan refahını korumak için denetim yapan veteriner hekimlere yönelik fiziksel saldırılar asla kabul edilemez. Görev başındaki kamu emekçisine sopa kaldırmak, sadece bir kişiye değil, toplumun sağlığına ve kamu düzenine açık bir tehdittir.
Hayvan sağlığı, insan sağlığı ve kamu güvenliği için gece gündüz çalışan veteriner hekimleri hedef haline getiren zihniyeti ve bunu himaye eden anlayışı reddediyoruz. Kurban pazarı, şiddetin değil, denetimin ve kamusal güvenliğin alanı olmalıdır. Kamu görevlisine saldırı, topluma karşı işlenmiş organize bir suçtur. Bu tür eylemler karşısında net, sert ve caydırıcı adımlar atılmalı; saldırganlar derhal cezalandırılmalı, yetkililer sorumluluklarını yerine getirmelidir. Aksi takdirde bu suskunluk, suçu besleyen bir sistemin göstergesi olarak tarihe geçecektir.
Video için lütfen linke tıklayınız. https://www.facebook.com/reel/519835097763759
19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımız Kutlu Olsun
Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkması, Türk Kurtuluş Savaşı’nın başlangıcı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecinin ilk adımı olarak kabul edilir.Milli Mücadelenin Başlangıcı: Atatürk’ün Samsun’a çıkışı, Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’nda yenilgiye uğraması ve Mondros Ateşkes Antlaşması’yla (30 Ekim 1918) ülkenin işgal edilmeye başlanması sonrası, Türk milletinin bağımsızlığı için organize bir direnişin ilk kıvılcımıdır. Atatürk, 9. Ordu Müfettişi olarak Samsun’a gönderilmiş, ancak asıl amacı işgallere karşı milli bir mücadele başlatmaktı.Halkı Uyandırma ve Örgütlenme: Samsun, Anadolu’da milli bilincin uyanışı için stratejik bir noktaydı. Atatürk, burada yaptığı gözlemlerle Anadolu’daki direniş hareketlerini koordine etmeye başladı. Havza ve Amasya’da halkı işgallere karşı bilinçlendirdi, Amasya Genelgesi (22 Haziran 1919) ile “Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” diyerek milli egemenlik ilkesini ortaya koydu.Samsun’un Sembolik Değeri: Samsun’a çıkış, Anadolu’nun işgalden kurtuluşu için bir dönüm noktası oldu. Bu olay, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin sembolü haline geldi ve 19 Mayıs, daha sonra “Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kutlanmaya başlandı.Stratejik ve Politik Adımlar: Samsun’a çıkış, Atatürk’ün Erzurum ve Sivas Kongreleri’ni düzenlemesi, Ankara’da TBMM’yi açması (23 Nisan 1920) ve düzenli orduyu kurması gibi sonraki adımların temelini attı. Bu, bağımsızlık mücadelesinin planlı ve örgütlü bir şekilde yürütülmesini sağladı.Sonuç olarak, 19 Mayıs 1919, Türk milletinin esareti reddederek özgürlük ve bağımsızlık için ayağa kalktığı tarihi bir dönüm noktasıdır. Atatürk’ün Samsun’a çıkışı, sadece askeri değil, aynı zamanda siyasi, sosyal ve kültürel bir uyanışın da başlangıcıdır. Bu nedenle, 19 Mayıs, Türk tarihinde bir milat olarak anılır.
10-16 Mayıs Engelliler Haftası Kutlu Olsun
Engelliler Haftası, 10 Mayıs ile 16 Mayıs arasında, Birleşmiş Milletler’e üye 156 ülkede aynı tarihlerde farkındalık oluşturmak için çeşitli etkinlikler düzenlenen özel bir haftadır. Engelli yurttaşların hayatlarını kolaylaştıracak adımlar atmak ve onlara engelsiz bir dünya yaratmanın tüm insanlığın görevi olduğunu unutmayalım. Her an bir engelli adayı olduğumuzu unutmayalım ve onları sosyal hayatın bir parçası yapmak için birlikte "farkındalıkla" mücadele edelim.
10 Mayıs Dünya Engelliler Günü münasebetiyle tüm engelli insanlarımıza içten sevgilerimizi sunuyor, tüm insanları engellerin olmadığı bir dünya için el ele vermeye davet ediyoruz.
Üye Ol Mücadeleye Omuz Ver
Kısa videomuz için lütfen linke tıklayınız.
https://www.facebook.com/share/r/1A6u6hFVWZ/
Bugün Bir Üye Kazan Yarın Düzeni Değiştir
Merkez Yönetim Kurulu Üyemiz Sadık ALBAYRAK Saldırıya Uğradı
Sendikamız Tarım Orman- İş Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Sadık Albayrak, taşlı saldırıya uğradı, dizinden yaralandı. Haberin devamı için lütfen linke tıklayınız.
https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/1-mayista-orman-muhafaza-memuruna-tasli-saldiri-2335306
28 Nisan Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Gününü Kutluyoruz
Doç. Dr. Yücel ÇAĞLAR Yazdı
Doç. Dr. Sayın Yücel ÇAĞLAR Hocamızın yazmış olduğu yazısını kendilerinin izni ile yayınlıyoruz.
Merhaba;
Belki biliyorsunuzdur: Orman Genel Müdürlüğü Dünya Bankası’nın 400 milyon dolar kredi desteğiyle “İklime Dirençli Ormancılık Projesi” (İDOP; https://www.ogm.gov.tr/idop) yürütüyor. Proje kapsamında bir de bir dernekle birlikte 2024-2043 döneminde uygulanacak “Türkiye Ulusal Ormancılık Programı” (TUOP; https://www.pefcturkiye.org/tuop) hazırlıyor. TUOP’un hazırlık sürecine ilişkin değerlendirmelerimi ekte sunuyorum. Ormancılığımızı, dolayısıyla ormanlarımızı etkileyebilecek TUOP’a ilgileneceğinizi, uygun bulursanız ilgili kişi ve kuruluşlarla da paylaşacağınızı umuyorum.
Bu vesileyle Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı”nızı çok daha olumlu koşullarda kutlamayı diliyorum.
Saygılarımla.
Yücel Çağlar,
Devamını okuyabilmek için lütfen linke tıklayınız.
Doç. Dr. Yücel ÇAĞLAR Yazdı Ormancılığımız da Çökertilirken…
Biliyorsunuzdur: 21 Mart, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun önerisiyle 2012 yılından beri her yıl özel bir gündemle “Uluslararası Ormanlar Günü” olarak değerlendiriliyor.* Bu yılın gündemiyse nedense “Ormanlar ve Gıda”...devamı için lütfen tıklayınız.
https://www.academia.edu/128432064/ORMANCILI%C4%9EIMIZ_DA_%C3%87%C3%96KERT%C4%B0L%C4%B0RKEN
21 Mart Dünya Orman Günü ve Orman Haftası Kutlu Olsun
Bugün, 21 Mart Dünya Ormancılık Günü. Orman sadece ağaçlardan ibaret bir yeşillik değil; bir milletin hafızası, bir ülkenin geleceğidir. Ormanlarımız ne kadar güçlüyse, yarınlarımız da o kadar güvendedir. Ne yazık ki, bugün ormanlarımız sadece yangınlarla, kaçak kesimlerle, betonlaşmayla değil; aynı zamanda ihmal ve bilinçsizlikle de mücadele ediyor.
/dosyalar/files/21mart%282%29.docx
Korunan Alanlar Doç. Dr. Yücel ÇAĞLAR
Doç. Dr. Sayın Yücel ÇAĞLAR Hocamızın yazmış olduğu makalesini kendilerinin izni ile yayınlıyoruz.
Tamam, “korunan alanlar” da
korunsun !
Ancak öncelikle
✓ nerelerdeki
✓ hangi “korunan alanları”
✓ “korunan alanların” neleri
✓ nelere karşı
✓ kimlerin hangi eylemlerinden,
✓ hangi amaçlarla,
✓ kimler için,
✓ kimler tarafından
✓ nasıl “korunacak” ?
Devamı için lütfen linke tıklayınız.
18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü
Geri Dönmeyi Düşünmediler...
Bugün 18 Mart
Tarihin akışını değiştirerek bir milletin yeniden doğuşunu simgeleyen 18 Mart 1915 Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümünde; ülkenin tam bağımsızlığı için, başta Ulusal Kurtuluş Savaş Önderi Mustafa Kemal ATATÜRK' ü, silah arkadaşları ve ülkemizin savunmasında Çanakkale'yi geçilmez kılan aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.
14 Mart Tıp Bayramı Kutlu Olsun
Evrensel hekimlik ilke ve değerlerine sahip çıkan, bilime katkı sağlayan, zorlu koşullarda mesleğini icra eden tüm hekimlerin ve tüm sağlık çalışanlarının, 14 Mart Tıp Bayramını kutluyoruz.
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Kutlu Olsun
Anne, eş, kardeş, evlat...Yaşamın, sevginin, emeğin temeli olan kadınlarımızın gününü kutlar, gelecek günlerde tüm kadınlara öldürülmedikleri, şiddet görmedikleri, çocuk yaşta evlendirilmedikleri, özgür bireyler olarak yaşayabilecekleri bir dünya temenni ederiz. Hayata emeğini, özverisini katıp, bugünümüzü ve yarınlarımızı güzelleştiren tüm kadınlarımızın Dünya Emekçi Kadınlar Gününü kutluyoruz.
3 MART DEVRİM YASALARI 101 YAŞINDA: KARANLIĞA GEÇİT VERMEYECEĞİZ!
Bugün, Türkiye’nin modernleşme sürecinde kritik bir dönüm noktası olan 3 Mart 1924 Devrim Yasalarının kabul edilişinin 101. yıl dönümünü kutluyoruz.
Atatürk'ün öncülüğündeki devrimlerden, 3 Mart 1924'te kabul edilen “Hilafetin Kaldırılması”, “Şer'iye ve Evkaf Vekâletinin Kaldırılması” ile “Eğitim ve Öğretim Birliği”, Cumhuriyet’in temel ilkelerinin pekiştirilmesi ve çağdaş, laik bir devlet yapısının oluşturulması açısından büyük önem taşımaktadır.
Bu yasalar, Türkiye’nin demokratik, laik ve çağdaş bir hukuk devleti olma yolunda attığı en önemli adımlardan biridir. Aradan geçen bir asırda bu reformlar, eğitimden hukuka, toplumsal yaşama kadar pek çok alanda Türkiye’nin ilerlemesine katkı sağlamıştır. Bugün bu devrim yasalarının mirasını korumak ve gelecek nesillere aktarmak, Cumhuriyet değerlerine sahip çıkmanın en önemli yollarından biridir.
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak Atatürk'ün devrimlerine ve Cumhuriyetin kazanımlarına sahip çıkmaya devam edeceğiz.
Ülkemizde tarikatlara, cemaatlere ve gericiliğe geçit vermeyeceğiz.
3 Mart Devrim Yasalarının 101. yılı kutlu olsun!
TÜİK'İN YALANLARI MAHKEMEDE
Eski Yargıtay 7. Ceza Dairesi Onursal Üyesi Seyfettin Çilesiz’in TÜİK'e enflasyon verilerinin ‘asılsız’ olduğu gerekçesiyle açtığı dava Ankara 6’ncı İdare Mahkemesi'nde bugün görüldü.
Büro-İş Sendikamız'ın da müdahil olduğu davaya, Birleşik Kamu-İş Konfederasyonumuz adına Genel Başkanımız Orhan Yıldırım, Genel Özlük-Hukuk ve TİS Sekreterimiz Şenol Eyüboğlu ve Genel Eğitim ve Basın Yayın Sekreterimiz Mehmet Koç, Büro-İş Sendikamız Genel Başkanı Alay Hamzaçebi ve Tarım Orman-İş Sendikamız Genel Başkanı Yusuf Kurt katıldı.
Davanın TÜİK'in yine sahte rakamları açıklayacağı güne denk gelmesi bizim açımızdan çok manidar olmuştur.
TÜİK'in bugün açıkladığı Şubat enflasyonu yıllık yüzde 39,05, ENAG'a göre ise yüzde 79,51. TÜİK tarafıdan açıklanan Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), Şubat'ta aylık bazda yüzde 2,27 arttı ancak ENAG'a göre bu rakam 3.37 olarak açıklandı. TÜİK'in sahte verilerinin halkın ekonomisi ile en ufak bir ilgisi yoktur.
Siyasi iktidar rakamlarla ne kadar oynarsa oynasın gerçek enflasyon verileri gizlenemez. Halkın günlük yaşamı, açıklanan rakamların tam tersini söylüyor.
Ne yaparlarsa yapsınlar, hangi veriyi nasıl değiştirirlerse değiştirsinler, enflasyon artık kontrolden çıkmış durumdadır.
Ekonomik kriz derinleşirken, emekçiler ve aileleri için hayat her geçen gün daha da zorlaşıyor.
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak, TÜİK'in sahte verilerini halkımıza açıklamaya devam edeceğiz.
Konfederasyonumuz Birleşik Kamu-İş'i Ziyaret Ettik
Sendikamız Genel Başkanı Yusuf KURT ve Genel Mali Sekreteri Medet YÜCEL, Konfederasyonumuz Birleşik Kamu-İş'i ziyaret ettiler. Ziyarette güncel konular üzerine görüş alışverişinde bulunarak, Sendikamız Tarım Orman-İş adına yeni yönetime başarılar dilediler.
Medeni Kanunumuzun TBMM Tarafından Kabul Edilişinin 99. Yıl Dönümü Kutlu Olsun
"Medeni olmayan insanlar, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkûmdurlar.
Medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak insan olmak için yeterlidir."
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
Medeni Kanunumuzun TBMM tarafından kabul edilişinin 99. Yıl dönümünde Ulu Önderimiz Mustafa Kemal ATATÜK' ü sevgi, saygı ve minnetle anıyoruz. Türk Medeni Kanunu'nun 99. yıl dönümü kutlu olsun.
6 Şubat 2023 Depremlerini Unutmadık
Ülkemiz, tarihinin en büyük yıkımını yaşadı. 6 Şubat 2023 tarihinde merkez üssü Kahramanmaraş olan 7.7 ve 7.6 şiddetindeki deprem , 11 ilimizde, Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Elazığ, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa'da büyük bir yıkıma neden oldu. 14 milyon insanımızı etkileyen 53.537 vatandaşımızı kaybettiğimiz , yüz binlerce binanın yıkıldığı 6 Şubat 2023 depremlerinin ikinci yıldönümünde yitirdiklerimizi saygıyla, özlemle anıyoruz.
Orman Muhafaza Memurlarının Özel Hizmet Tazminatı Yeterli mi?
Orman Muhafaza Memurlarının Özel Hizmet Tazminatı Yeterli mi?
01.01.2024 itibarıyla yürürlüğe giren 7. Dönem Toplu Sözleşme ile yetkili sendikanın girişimleri sonucu Orman Muhafaza Memurlarının Özel Hizmet Tazminatı 10 puan artırılarak 65 puana çıkarılmıştır. Ancak bu artış, mesleğin zorlu doğa koşulları ve yüksek riskleri karşısında yetersiz kalmaktadır.
Zor Koşullar, Düşük Tazminat
Orman muhafaza memurları; dağlık, engebeli ve tehlikeli arazilerde, orman yangınlarıyla mücadele, kaçak kesimle savaş ve yaban hayatını koruma gibi hayati görevleri yaparken sahada her türlü tehdit ve tehlikeleri birebir yaşar . Buna rağmen:
Polis memurları 148 puan,
Zabıta memurları 100 puan tazminat alırken,
Orman muhafaza memurlarının sadece 65 puan alması adil değildir.
8. Dönem Toplu Sözleşmede Talepler
2026-2027 yıllarını kapsayacak 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde:
Yetkili sendikanın Özel Hizmet Tazminatının en az 100 puana çıkarılması için girişimde bulunması,
Zorlu arazi koşulları ve mesleki zorlukları dikkate alınarak ek risk tazminatı talep edilmesi,
Yıpranma payı ve ek haklar konusunda somut adımlar atılması büyük önem taşımaktadır.
Sonuç
Orman muhafaza memurları doğanın koruyucusudur. Bu kutsal görevin karşılığı, emeklerinin ve risklerin hakkını verecek şekilde düzenlenmelidir. 8. Dönem Toplu Sözleşme, bu adaletsizliğin giderilmesi için bir fırsattır.
ATATÜRK’E BAĞLILIK SUÇ DEĞİL, GÖREVDİR!
Kara Harp Okulu birincisi Teğmen Ebru Eroğlu ve silah arkadaşlarının, mezuniyet töreninde "Mustafa Kemal’in askerleriyiz" diyerek Atatürk'e ve Cumhuriyet'e bağlılıklarını ifade etmeleri nedeniyle ordudan ihraç edilmeleri, yalnızca bu genç subaylara değil, ulusumuzun bağımsızlık mücadelesine, Cumhuriyetimizin temel değerlerine ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin şanlı tarihine yapılmış büyük bir saygısızlıktır.
Türk subayı, Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin yılmaz savunucusudur. Atatürk’e bağlılık yemini bir tercih değil, her Türk subayının asli görevidir. Türk Ordusunu ordu yapan değerler, Atatürk’ün ilke ve devrimleridir. Bugün, Atatürkçü subaylar ihraç ediliyorsa, bu karar ancak Cumhuriyetin temel taşlarına yönelik bir müdahale olarak yorumlanabilir.
Bundan rahatsız olanlar, ancak ve ancak Atatürk ve Cumhuriyet ile sorunu olanlardır!
ARTIK YETER!
Veteriner hekimler toplum sağlığı ve güvenilir gıdaya ulaşım için gece gündüz demeden, uzak yakın demeden çalışıyor , çabalıyor . Her daim tehditlere ve darplara maruz kalıyor. Maalesef Kayseri'nin Develi İlçesinde VETERİNER hekim Mustafa ULUYOL kafasına sopa ile vurularak darp edilmiş, yere düştüğünde de silahlı saldırıya uğramıştır. Mustafa Uluyol'a acil şifalar diliyoruz.Saldırıyı şiddetle kınıyoruz.
Uğur Mumcu’yu Ölümünün 32. Yılında Saygı ve Özlemle Anıyoruz
Türk basınının cesur kalemi, Atatürkçü, aydınlanmacı yazar Uğur Mumcu’yu; 24 Ocak 1993 tarihinde bir suikast sonucu, henüz 51 yaşındayken kaybettik.
Yıllar önce tehlikenin farkına varıp toplumu uyaran Uğur Mumcu'nun, canı pahasına savunduğu fikirleri, ondan güç alan milyonlarca yurtsever tarafından izlenmeye devam etmektedir.
“Ben Atatürkçüyüm, ben, cumhuriyetçiyim, ben lâikim, ben antiemperyalistim, ben tam bağımsız Türkiye'den yanayım, ben insan hakları savunucuyum, ben terörün karşısındayım; ben yobazların, hırsızların, vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım. Dün sabaha değin araştırarak yazdığım hiçbir konuyu yalanlayamadınız. Öyleyse vurun, parçalayın. Her parçamdan benim gibiler beni aşacaklar doğacaktır.” diyen Uğur Mumcu’yu ve diğer demokrasi şehitlerimizi saygı ve özlem ile anıyoruz.
ÇOK ÜZGÜNÜZ...
Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki 238 kişinin konakladığı otelde çıkan yangın çıktı. Çıkan yangında yaralanan vatandaşlarımıza acil şifa, yangında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza rahmet, yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyoruz.
14 OCAK ORMAN MUHAFAZA MEMURLARI GÜNÜ...
Zorlu koşullarda ormanlarımızı korumak için fedakârca emek veren orman muhafaza memurlarının gününü kutluyor, görevleri esnasında şehit olan meslektaşlarımıza yüce Allah’tan rahmet diliyoruz.
BİR GÜNLÜK İŞ BIRAKMA EYLEMİ İÇİN ALANLARDAYDIK
TEKERLEKLİ TABUTLAR İSTEMİYORUZ
Tarım Bakanlığına ikinci kez tekrar uyarımızdır. Eski ve güvenliği olmayan araçlara bizleri mahkum bırakmayın. Tekerlekli tabutlar istemiyoruz. Konuya ilişkin yazımız için lütfen linke tıklayınız.
https://www.facebook.com/photo?fbid=579149514817607&set=pcb.579149654817593
TÜİK ÖNÜNDE BASIN AÇIKLAMASI YAPTIK
YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN
Değerli mücadele arkadaşlarım,
Demokrasiye, cumhuriyet ve değerlerine bağlı kalarak yaşamı güzelleştirmek için her türlü baskıya, kayırmacılığa, haksızlığa, doğa ve çevre talanına karşı birlikte verdiğimiz onurlu mücadelemizi yeni yılda da büyüterek devam ettireceğiz. Her yeni yıl yeni bir umut demektir. Yeni yılda umutlarımızın başarı, başarılarımızın da mutluluk getirmesini dilerim.
Merkez Yönetim Kurulu Adına
Yusuf KURT
Genel Başkan
ŞEHİT KUBİLAY VE ARKADAŞLARINI SAYGI VE MİNNETLE ANIYORUZ
İzmir Menemen’de 23 Aralık 1930’da gerici ayaklanma çıktı. Eli kanlı cumhuriyet düşmanlarının isyanını bastırmak için görevlendirilen Asteğmen Mustafa Fehmi KUBİLAY ile Bekçiler Hasan ve Şevki Bey vahşice şehit edildi.
Cumhuriyeti ve devrimlerini korumak için canlarını feda eden Şehit Kubilay'ı ve iki arkadaşını, şehit edilişlerinin 94. yılında saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.
NOW TV Ekranlarında Yayınlanan Ozan Gündoğdu İle NOW Ana Haberde Yapılan Yanlış Düzeltilmeli
Meslektaşlarımızın Emeği Algıya Kurban Edilmemeli Kamuoyu Tatmin Edilmelidir
Son günlerde ulusal medyada pestisit kalıntıları ile ilgili olarak ciddi haberlere rastlanmaktadır. Pestisit kalıntısı gibi tarımsal üretimi ve toplum sağlığını ilgilendiren bir konunun her ne şekilde olursa olsun kamuoyu gündemini işgal etmesi ve toplumsal farkındalık oluşması son derece kıymetlidir.
Yurttaşlarımızın konu ile ilgili bilgilendirilmesi ve siyaset kurumu ile bu konuda görevli Tarım ve Orman Bakanlığını daha güçlü tedbirler almaya zorlaması, yurttaşlık hukukunun en temel haklarındandır. Bu hakkın kullanılmasını üyemiz olsun olmasın bütün kamu çalışanı meslektaşlarımız da desteklemektedir.
Ancak bu konularda veriler olmadan bir takım ön yargılarla, dikkat çekmek veya etkileşim almak adına yapılan bazı açıklamalar, pestisit kullanımından kalıntı takibine kadar her aşamada görevli kamu çalışanı meslektaşlarımızın emek ve çabalarını, bir takım algı oyunlarına kurban etmeye başlamıştır. Tarım Orman İş olarak öncelikle meslektaşlarımızın hakkının teslim edilmesini talep ediyoruz.
Tarım ve Orman İl ve İlçe Müdürlüklerinde, İl Kontrol laboratuvarı, Ulusal Gıda Referans Laboratuvarı ve Araştırma Enstitülerinde çalışan Tarım ve Orman Bakanlığının mensubu çalışma arkadaşlarımız görevlerinin başındadır ve ilgili kanun, yönetmelik ve talimatların kendilerine verdiği yetki, görev ve sorumlulukları yerine getirmektedir. Tarım ve Orman Bakanlığının bu konuda kamuoyunu tatmin edici açıklamalar yapmaması, meslektaşlarımızın emeklerini boşa çıkarmakta, kamuoyunun bir takım etkileşim meraklısı kişiler tarafından bilimsel olmayan bir biçimde yönlendirilmesine sebep olmaktadır.
Bu nedenle; Bu konuda haber yapan bütün basın mensupları ve kamuoyu oluşturmaya çakılan sivil toplum kuruluşlarını doğru bilgiler ve veriler üzerinden analiz yapmaya, böylesine önemli bir konuda kendilerinin saygınlığına zarar getirecek ön yargılı yaklaşımlardan uzak durmaya davet ediyoruz.
Tarım ve Orman Bakanlığı yönetimini ise meslektaşlarımızın çabalarının algılara kurban edilmemesi ve kamuoyunun doğru ve bilimsel biçimde bilgilendirilmesi adına aşağıdaki tedbirleri almaya çağırıyoruz.
1. Ulusal Pestisit Kalıntı Programı (UPKP) oluşturulmalı ve kamuoyu ile paylaşılmalıdır.
2. UPKP bir internet sitesinden kamuoyunu sürekli bilgilendirilmeli, alınan numuneler, sonuçlar kamuoyu ile günlük olarak paylaşılmalıdır.
3. UPKP çerçevesinde üretilen verilere dayanılarak Pestisit Kalıntı Risk hesaplamaları, kamuoyuna açıklanan bilimsel bir metodoloji ile yapılmalı, risk oranlarına göre tür, bölge, üretici hatta perakendeciler bile kamuoyuna ilan edilmeli, en nitelikli kontrolör olan tüketicinin tedbir almasına imkan verecek bilimsel veriler oluşturulmalıdır.
4. Bakanlık kamuoyunu bilgilendirmeli, AB ülkelerinde yasaklı olan etken maddeleri hızla yasaklamalı veya alternatif çözüm bulunmaya kadar bu etken maddelerin sert biçimde denetlenmesini temin etmelidir.
5. En önemlisi ise Bakanlık teşkilatında eğitim ve niteliğinin gerektirdiği işler yerine ÇKS kaydı vs gibi evrak işlerinde görevli teknik personel bu işlerden el çektirilmeli, Bakanlığın mevcut teknik gücü ana görevi olan kontrol ve piyasa denetimine yönlendirilmelidir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan Yönetmeliğe Aykırı Hareket
Tarım ve Orman Bakanlığı’nda çalışan yurttaşlara ayni olarak verilmesi gereken giyim yardımı yönergeye aykırı olarak ‘giyim kartıyla’ teslim edildi. Giyim kartı ise yalnızca tek bir internet sitesinde geçiyor. İnternet sitesinde, edinilmesi gereken 13 ekipmandan 6’sı satışa sunulmuyor. Cumhuriyet ghazetesinde yayımlanan haberimiz için lütfen linke tıklayınız.
TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI ÖNÜNDE SORDUK
Ayağımız çıplak sırtımız açık görev yapmaya mahkum edildik.
1. Giderek bozulan devlet ekonomisini çalışan emekçinin sırtından mı düzeltmeyi hedefliyorsunuz?
2.Personele kupon (alışveriş çeki) dağıtılması yasaya aykırı değilmidir?
3. Ürünlerin temin edileceği internet sitesinde giyim yardımına konu ürünler bulunmamaktadır, yer alan ürünler ise piyasa fiyatının 1.5-2 katı civarındadır. Bu konuda gerekli işlem yapılmış mıdır?
KONFEDERASYONUMUZ İLE BİRLİKTE EYLEME KATILDIK
KONFEDERASYONUMUZ İLE BİRLİKTE EYLEME KATILDIK
Sermayeye Değil Emekçiye Bütçe
Sermayeye Değil Emekçiye Bütçe
Tarım Orman-İş Çalışanları Yalnız Bırakmıyor
Çanakkale İl Temsilcimiz Tarkan Balamur, Denetleme Kurulu Üyemiz Mücahit Çağlar, Çanakkale, Biga, Çan, Yenice Kalkım'da işyerlerini ziyaret etti. Sendikal çalışmalarla ilgili bilgi veren T.Balamur ve M.Çağlar çaşışanların sorunlarını dinledi

Cenevre'de Küresel İklim Adaleti Zirvesine Katıldık

HAKLI BİR DAVAMIZI DAHA KAZANDIK
Artvin Orman Bölge Müdürlüğü, Arhavi Orman İşletme Müdürlüğü emrinde görevli orman muhafaza memuru üyemiz, görevi başındayken haksız bir şekilde suçlanarak, hakkında disiplin cezası verildi ve savunması istendi. Mobbinge uğrayan üyemiz ile ilgili olarak açmış olduğumuz haklı bir davamızı daha kazandık. Sendikamız Tarım Orman-İş ailesi olarak haksızlıklar karşısında durmaya ve üyelerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.
ÖNEMLİ DUYURU
2024 koruyucu giyim yardımı ihalesini alan firmanın internet sitesinde hem ürün çeşitliliği hem de ürünlerin aynısının başka firmalara ve mağazalara kıyas ile fiyatlarının 2 katından fazla olduğu görülmüştür. Bu minvalde bakanlığımızın ilgili başkanlığı ile gerekli yazışmaları yapıp korucu giyim yardımının fizîkî olarak mağazalardan yapılabilmesi, mağazalardaki ürün çeşitliliğinin arttırılması , ürün fiyatlarının makul seviyelere çekilmesi ; bunlar olmaz ise,
Bu yardımların aynî , nakdî veya maaş hesaplarımıza yatırılması konusunda itirazlarımızı yapacağız. Gelen cevaba göre adlî süreci başlatacağız. Bu süreç içerisinde ihâlenin iptaline kadar varacak sonuçlar olabilir. Bu nedenle değerli emekçilerin bu süreçlerin sonuna kadar alışveriş yapmamalarını rica ediyoruz. Üyemiz veya değil, tüm emekçi arkadaşlarımızın hakkını savunmak boynumuzun borcudur .
Tarım İş Sendikası Yönetim Kurulu adına
Genel Sekreter
Onur CANİK
VEFAT VE BAŞSAĞLIĞI
Mersin Yenişehir İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü personeli üyemiz Osman Levent Abaş'ın ağabeyi vefat etmiştir. Merhuma Allah’tan rahmet sevdiklerine sabır ve başsağlığı diliyoruz.
Saltanatın Kaldırılması ve Harf Devrimi Kutlu Olsun
Saltanatın Kaldırılması ve Harf Devrimi Kutlu Olsun.
1 Kasım 1922'de saltanat kaldırıldı, egemenlik kayıtsız şartsız millete verildi. 1 Kasım 1928'de Arap harfleri yerine Latin harflerine geçildi.
Cumhuriyetin çağdaşlaşma ve aydınlanma yolunda atılan en büyük adımlardan olan Harf Devriminin 96'ncı ve egemenliğin kayıtsız şartsız millet iradesine bırakılmasının önünü açan Saltanatın Kaldırılmasının 102'nci yıl dönümünde Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK' ü saygı ve minnetle anıyoruz.

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMIMIZI KUTLUYORUZ
29 Ekim 1923'te, emperyalist işgal altındaki bir ülke halkının verdiği bağımsızlık mücadelesi sonucunda kurulan Cumhuriyetimiz 101'inci yaşında. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK' ün "en büyük eseri" olarak gösterdiği Cumhuriyetimizin 101'inci yılı kutlu olsun. Sendikamız Tarım Orman-İş, Cumhuriyetin kurucu değerlerine, temel ilkelerine, ulusal değerlerine ve Cumhuriyetine sahip çıkarak, aklın ve bilimin ışığında ilerledi. Cumhuriyetimizin kazanımlarına sonsuza dek sahip çıkarak, mücadele etmeye devam edecek. Bu duygu ve inançla 101'inci yaşını kutladığımız Türkiye Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ’ü, silah arkadaşlarını ve terörle mücadelede şehit olan kahramanlarımızı rahmetle ve minnetle anıyoruz. Gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz. Özgür ve tam bağımsız bir ülke için başta emekçiler olmak üzere Cumhuriyet Bayramımızı kutluyoruz.
HAİN TERÖR SALDIRISINI LANETLİYORUZ
Devletimizin en hassas tesislerinden birine, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Anonim Şirketi'ne (TUSAŞ) yönelik bombalı ve silahlı saldırı ile yapılan terör eylemini lanetliyoruz. Saldırı sonucu beş şehit haberini ve yaralılarımız olduğunu kalplerimiz yanarak öğrendik. Yaşamını yitirenlerin yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz.
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonumuz Sendikamıza Hayırlı Olsun Ziyaretinde Bulundu
Sendikamız Tarım Orman-İş’in V. Olağan Genel Kurulu sonrasında Konfederasyonumuz Birleşik Kamu-İş, yeni Merkez Yönetim Kurulumuza hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mehmet Yeşildağ, Genel Sekreter Özgür Aras, Genel Mali Sekreter Hasan Kütük, Genel Örgütlenme Sekreteri Şükrü Balun, Genel Eğitim Basın-Yayın Sekreteri Ahmet Kürtül, Tüm Yerel-Sen Genel Başkanı ve MYK üyesi Mücahit Dede ve Eğitim-İş Genel Basın ve Uluslararası Sekreteri Hüseyin Selçuk, Sendikamız Tarım Orman-İş Genel Merkez Başkanlık makamında ağırladık. Kendilerine nazik ziyaretlerinden dolayı teşekkür ederiz.
Dünya Veteriner Sağlık Teknisyeni ve Teknikeri Günü Kutlu Olsun
Veteriner sağlık teknisyenleri ve teknikerleri hayvancılığın gelişmesi, hayvan hastalıklarının önlenmesinde, hayvan sağlığının ve refahının artırılmasında, hayvan ıslahında ülkemizde uzun yıllardır mesai mefhumu gözetmeksizin mücadele etmektedir. Tüm arkadaşlarımızın Dünya Veteriner Sağlık Teknisyeni/Teknikeri gününü kutlarız.
SENDİKAMIZ TARIM ORMAN İŞ V. OLAĞAN GENEL KURUL GÖREV DAĞILIMI
Sendikamız Tarım Orman- İş Sendikasının V. Olağan Genel Kurulu 05 Ekim 2024 tarihinde yapılmış olup yeni seçilen Yönetim Kurulu, Denetleme Kurulu ve Disiplin Kurulu üyelerimiz ve görev dağılımı şu şekilde oluşturulmuştur.
- Onursal Başkan Şükrü DURMUŞ
- Genel Başkan Yusuf KURT
- Genel Sekreter Onur CANİK
- Genel Mali Sekreter Medet YÜCEL
- Genel Örgütlenme Sekreteri Sadık ALBAYRAK
- Genel Basın Yayın ve Tanıtım ve Emekliler Sekreteri Mete Barış GÜNDOĞDU
- Genel Eğitim ve Dış İlişkiler ve Kadın Sekreterliği Filiz CİHAN
- Genel Hukuk ve TİS Sekreterliği Enver YILMAZ
DENETLEME KURULU
- Günseli ERDOĞAN SOYSAL
- Mehmet Metin AVŞAROĞLU
- Mücahit ÇAĞLAR
DİSİPLİN KURULU
- Figen BECER
- Hasan ÖZER
- Sancar ÖZTÜRK
Dünya Veteriner Sağlık Teknisyeni/Teknikeri Günü Kutlu Olsun
Veteriner sağlık teknisyenleri ve teknikerleri hayvancılığın gelişmesi, hayvan hastalıklarının önlenmesinde, hayvan sağlığının ve refahının artırılmasında, hayvan ıslahında ülkemizde uzun yıllardır mesai mefhumu gözetmeksizin mücadele etmektedir. Tüm arkadaşlarımızın Dünya Veteriner Sağlık Teknisyeni/Teknikeri gününü kutlarız.
10 EKİM GAR KATLİAMINI UNUTMAYACAĞIZ
10 Ekim 2015 Günü "Emek Barış ve Demokrasi" talebi ile Ankara’ya gelen Emekçilere yapılan hain saldırı sonucu 109 insanımızı kaybettik, yüzlerce yurttaşımız ise yaralandı. Bu saldırıyı yapanları ve arkasındaki güçleri Tarım Orman-İş Sendikası olarak lanetliyoruz. 77 1 Mayıs'ını, Maraş katliamını, Çorum Katliamını, Sivas Katliamını, Suruç ve Ankara’yı unutmadık, unutmayacağız. Bu ülkede barış, kardeşlik ve demokrasi yerleşene kadar bu mücadelemiz sürecektir.
SENDİKAMIZ TARIM ORMAN-İŞ'İN V. OLAĞAN GENEL KURULUNU GERÇEKLEŞTİRDİK
ÜYELERİMİZE DUYURU
Tarım ve Orman Bakanlığı personellerine 2023 yılı koruyucu giyim yardımı adı altında mağaza alışveriş çeki dağıtılmaya başlanmıştır. Söz konusu rakamlara bakıldığında asla günümüz piyasa koşullarını yansıtmayan ve belirtilen koruyucu kıyafetlerin alınamayacağı rakamları görüyoruz. Kaldı ki Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 08/03/2024 tarih ve E-64979272-151.99-2954876 sayılı genelgesinde koruyucu giyim yardımı ile ilgili yapılan yanlışlar tespit edilmiş ve söz konusu yardımın çek, kupon ve benzeri ödeme şeklinde yapılamayacağı açıkça belirtilmiştir. Ayrıca memur toplu sözleşmelerinde koruyucu giyim yardımının ayni olarak yapılacağı hükmü bulunmaktadır. Bütün bunlara rağmen Bakanlığımız tarafından 2023 yılı koruyucu giyim yardımı yine aynı hatalar tekrarlanarak bir firmaya ihale edilerek alışveriş çeki şeklinde dağıtılmaya başlanmıştır. İhaleyi alan söz konusu firma sadece internet üzerinden satış yapmaktadır ve site incelendiğinde tek kalem koruyucu giyim satışı olmadığı ve diğer ürünlerin fiyatlarının ise piyasanın 2-6 kat üzerinde olduğu görülmektedir. BÜTÜN BU NEDENLERLE ÜYELERİMİZİN SÖZ KONUSU ÇEKLERİ ALMAMALARI VE KURUMLARINA PAYLAŞACAĞIMIZ DİLEKÇE İLE BAŞVURARAK DURUMU SORGULAMALARI ÖNEM ARZ ETMEKTEDİR. Sendika genel merkezi olarak bizler de bakanlığa yazı ile söz konusu iş ve işlemleri sorup sonucunda hukuki süreci başlatacağız.Örnek dilekçe için lütfen linke tıklayınız.
/dosyalar/files/dilekceornegi%287%29.docx
GENEL BAŞKANIMIZ SAYIN ŞÜKRÜ DURMUŞ TELE1 TV KANALINA KONUK OLDU
Geçtiğimiz hafta çıkan yangınlar ile ilgili olarak, Sendikamız Genel Başkanı Sayın Şükrü DURMUŞ, Tele1 TV Kanalına konuk oldu. Yayını izlemek için lütfen linke tıklayınız.
https://www.facebook.com/100081676897975/videos/1019505499854097