KÜLLERİMİZDEN DOĞUYORUZ YANGIN ÇALIŞATAYI MUĞLA'DA GERÇEKLEŞTİ

Öncelikle tüm katılımcıları tarım Orman İş Sendikası adına selamlıyorum. Ayrıca çalıştayı düzenleyen Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Dr. Osman Gürün'e ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Değerli katılımcılar ülkemiz tarihinin en yıkıcı yangınını yaşadı bu yangınlarda yaşamını yitiren vatandaşlarımıza ve orman emekçilerine Tanrı’dan rahmet ve ülkemiz halkına da başsağlığı diliyorum.

28 Temmuz 2021 tarihinde başlayan Manavgat, Marmaris, Köyceğiz, Muğla, Menteşe, Kavaklıdere, Akköprü, Taşağıl, Seydikemer, Isparta Sütçüler, Gündoğmuş, Akseki, Alanya ve diğer yangınlar oldukça etkili olmuştur. Bu yangınlar devam ederken, sonrasında görsel ve yazılı basında tartışılan konu Orman Genel Müdürlüğü’nün yetersizliği ve yangınları öngöremediği idi. Bizler tam aksini savunuyoruz. Yaşadığımız felaket  bir öngörüsüzlük değil, aksine bir tercihti.

Orman yangınlarının yıkıcı olmasının temel nedeni insan kaynaklarının giderek işlevsizleştirilmesidir.

Önce orman köylüleri yürütülen politikalarla devre dışı bırakıldı. 1987 yılı ile 2020 yılını karşılaştırdığımızda sorunu daha net olarak görmek mümkün. 1980'de çıkan yangın ile 2020 yılında çıkan yangın sayısı yaklaşık aynı. Fakat, 2020 yılında yanan alan çok daha fazla. 80’li yıllarda orman yangınını, başta orman köylüleri ve halk kazma-kürekle söndürüyordu. Şimdi ise en gelişmiş teknoloji mevcut. Sonuç yıkıcı! Orman köylüsü önceden ormana dost iken gelinen noktada hasım oldu.

 -Orman Bakanlığı bünyesinde bulunan OR-ÜS kapatıldı. Orman köylüsüne istihdam sağlıyordu artık yok.

-OR-KÖY Genel Müdürlüğü kapatıldı, artık Daire Başkanlığı düzeyinde.

-Ağaçlandırma Genel Müdürlüğü kapatıldı fidanlama çalışmalarını taşeron eliyle yandaş tüccarlar yapıyor.

-Orman üretimi dikili satış yöntemi ile tüccara verildi.

-Orman işçisi orman köylüsünden alınırken şimdi A K P  il ve ilçeler kimin alınacağına karar veriyor.

-Orman muhafaza memuru alımında orman köylüsü olma şartı vardı kaldırıldı.

-Orman muhafaza memurları, muhafaza memuru okulundan yetişirdi kaldırıldı.

Dolayısıyla orman köylüsü ormana hısım iken hasım konumuna dönüştürüldü.

OGM personel işlendirilmesinde güvenceli yerine sözleşmeli personeli tercih etmektedir. Oysa kamu hizmeti sunan asli unsurlar güvenceli olmak durumundadır. OGM’nin temel hizmet alanı mühendislik ve korumadır. Mühendislik hizmetlerini orman mühendisleri, koruma hizmetlerini ise orman muhafaza memurları yürütür. OGM  2020 yılında 3.750 orman muhafaza memuru ve 1.150 orman mühendisini sözleşmeli olarak işe almıştır. 

OGM personel atamalarında liyakat bilgi birikimi ve tecrübe yerine yandaşlık üzerinden hareket etmektedir. 2013 yılında çıkarılan rotasyon uygulaması çalışma barışını bozmuştur. OGM’nin  2020 yılı  faaliyet raporunda da görüleceği gibi AKP döneminde personel sayısı hızla azalmaktadır. OGM son düzenleme ile işletme şefliği sayısını 2.600’e çıkarttı. Norm kadroya göre, her şeflikte 5 orman muhafaza memuru olması gerekir. Toplamda 13.000 orman muhafaza memuru olması gerekirken şimdi ise 3.754 kadrolu, 3.700 sözleşmeli olmak üzere toplam 7.454 orman muhafaza memuru bulunmaktadır. İşçilerde ise kadrolu işçi sayısı 9089 geçici işçi ise 8.197’ dir.  Orman yangınları ile mücadelede geçici işçiler işlendirilmektedir.  Kurumun diğer yardımcı hizmetleri geçici işçiler eliyle yürütülmektedir. Yangın için eğitilmiş işçi yoktur. Yangınla Mücadele Eğitim Merkezi, İzmir ve Antalya'da kurulmuş fakat İzmir Buca'da bulunan eğitim merkezi ihtiyaç duyulmadığı gerekçesi ile kapatılmıştır. Yaşadığımız yangınlarda işçi eksiği çok net olarak açığa çıkmıştır. Kurumun elinde 1.077 yangın söndürme arazözü bulunmaktadır. Bir arazözde  en az altı işçi bulunması gerekirken iki  veya üç işçi ile faaliyet yürütülmüştür.  Bu eksiklikler beraberinde ölümleri ve yaralanmaları getirmektedir. Yangında  iki işçinin yanarak ölmesi tamamen eksik personel ile yanlış sevk ve idarenin  sonucudur.  Kurumda atama ve yer değiştirmelerde, yanlı ve siyasi davranılmaktadır. Kurumu yöneten Genel Müdür,  Genel Müdür Yardımcıları, daire başkanları, bölge müdürleri, şube müdürleri ve işletme müdürleri liyakat esasına göre değil, siyasi ve sendikal tercihlerine göre işlendirilmektedir.  Bu konuda yandaş sendika paralel bir yapı gibi kurumu yönetmektedir. 

Son yıllarda personelin yasal görevlerini yapmaları engellenmektedir.  Bunun en son örneğini Kaş Patara bölgesinden, kum çalıp, satan AKP'li siyasilere tutanak tuttuğu için, mesleğinden atılan Orman Muhafaza Memuru Umut Utku örneğinde yaşadık.  Orman ürünü kesme, tomruklama,  taşıma ve istifleme işinde çalışmakta olan işçilerde de kayıt dışı çalışma, kuralsızlık hat safhadadır.  Bu kuralsızlık beraberinde iş kazaları ve ölümleri getirmektedir.  2020 yılı içerisinde üretim alanlarında 4.200 iş kazası meydana gelmiş ve bu kazalar sonucu 611 işçi yaşamını yitirmiş,  2200 işçi ise uzuv kaybına uğramıştır.  Kazaların önlenmesi için kurumun hiçbir çalışması yoktur.  Sendikamız Tarım Orman-İş üyesi olduğumuz BWI ( İnşaat ve ağaç işçileri Enternasyonali)  desteği ile orman işçilerine Covid-19 salgınından korunma ve İSG eğitimi vermektedir.  2020 yılında 1.250,  2021 yılında 600 orman işçisine eğitim verilmiştir. 

Orman yangınları öncesinde kurumun skandal bir usulsüzlüğü, yangını tercih ettiğinin göstergesidir. 2020 yılında Kamu İhale Kanunu’na yapılan ilave düzenleme ile “ Afet anında ihalesiz doğrudan temin yoluyla sınırsız harcama yetkisi”  maddesine dayanarak tanesi 2.156.000 TL  olan 28 lüks makam aracı satın alması  tercihini açıkça ortaya koymuştur. (TOYOTA PRADO) Alınan bir adet makam aracı karşılığında 4 adet tam donanımlı arazöz alınabilirdi veya 11 adet ilk müdahale aracı alınabilirdi. Ya da 110 işçi 1 yıl süre ile çalıştırılabilirdi.  OGM’yi yönetenler itibarlarından tasarruf etmeyip lüks araçları seçmiştir.

Yangınla mücadele eden muhafaza memurlarının giymiş olduğu üniformaların tamamı sentetik kumaş (%100 polyester)  ve yangına dayanıksızdır. Denizli yangınında yanan bir meslektaşımız Eskişehir Devlet Hastanesi'nde yanık nedeniyle yoğun bakımda tedavi görmektedir. 

Son olarak şunu söylemek isterim OGM bir ihanet sarmalı içerisindedir.  Ormanları ve ormancı meslektaşları bu  sarmaldan kurtarmak için mücadele yürütmekteyiz.  Kartacalı General Annibal'ın şu sözü ile konuşmamı tamamlamak istiyorum. “ Ya bir yol bulacağız ya bir yol yapacağız.” 

Tüm katılımcıları Sendikam Tarım Orman-İş adına  sevgiyle saygıyla selamlıyorum. 

 

                                                                                                                                                                                                                                                                                               



Bu haberi paylaşın...