BASINA VE KAMUOYUNA DUYURU
Bugün “21 Mart Dünya Orman Günü”. 1971 yılında Roma’da toplanan Uluslararası Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) 21 Mart’ı Dünya Orman Günü, 21 Mart’ın içinde bulunduğu haftayı da “Dünya Orman Haftası” olarak ilan etmiştir.
İnsan hayatının temel yaşam kaynağı olan temiz hava, temiz su ve güvenilir gıdaya erişebilmek için işlenebilir toprak en önemli unsurlardan birisidir. Ne yazık ki bugün dünyamız ekolojik ve çevre sorunlarıyla boğuşmaktadır. Bilindiği gibi, kapitalist sistem iki temel alanı sömürerek varlığını sürdürür. Bunlardan birincisi, emek sömürüsü, bir diğer sömürü alanı ise doğal kaynaklardır. Sermayenin rantı uğruna doğal kaynakların bilinçsizce yok edilmesi sonucu, en büyük tahribat orman alanlarında yaşanmaktadır. Sanayileşme, aşırı nüfus artışı, kentleşme, çevre kirliliği vb. uygulamalar, hızla orman varlığının azalmasına neden olmaktadır.
Son yıllarda ormanlar tüm dünya insanlarının ortak varlıkları olarak kabul edilmekte, toplumsal yaralarının odun hammaddesi değerinin binlerce kat fazlası olduğu bilinmektedir. Küresel iklim değişikliği, atmosferdeki karbon oranı ve sera gazlarının artışı, hava kirliliği, çölleşme, kuraklık, temiz su rezervlerinin azalması, dünyayı ve insanlığın geleceğini tehdit etmektedir. Bu olumsuzluklar, ormanların önemini bir kat daha artırmaktadır. Ormanların önemi her geçen gün artmasına karşın, FAO kaynaklarına göre, dünya orman kaynakları giderek azalmakta, özellikle uluslararası tekellerin müdahaleleriyle başta üçüncü dünya ülkeleri olmak üzere, gelişmekte olan ülkeler de ormansızlaşmadan nasibini almaktadır.
Dünyada bu olumsuzluklar yaşanırken, ülkemiz ormanları, özellikle 1980 ve sonrası yürütülen ulusal ormancılık politikaları sonucu toplumsal fayda yerine, sermayenin çıkarları doğrultusunda şekillenmekte ve hızla tahrip edilmektedir. Bilindiği gibi ülkemiz ormanlarının % 98’i devlet ormanı olup işletilmesi de ülkemizin en köklü kurumlarından olan Orman Genel Müdürlüğü eliyle yürütülmektedir. Ne yazık ki 179 yıllık geçmişi olan devlet ormancılığımız bir kuşatma altındadır. 15 yılı aşkın bir süredir ülkeyi yöneten AKP iktidarı, “biz devlet ormancılığından vazgeçtik, millet ormancılığına dönüştük” söylemiyle ormanların tamamen ranta yönelik işletilmesine ve orman alanlarının hızla daraltılmasına yönelik kanun düzenlemeleri yapmaktadır. Bizler bugün bu açıklamayı yaparken bile ne yazık ki TBMM’de 6831 Sayılı Orman Kanunu’nda yapılması düşünülen yasa değişiklikleri görüşülmektedir. Bu değişiklikler, geçmişte yapılan 2/b düzenlemesinden çok daha vahim sonuçlar doğuracaktır. Anayasamızın 169 ve 170. maddelerine açık bir şekilde aykırı olan düzenlemelerin gerçekleşmesi durumunda, ülkemizin kıyı şeridinde bulunan tüm orman arazileri, önce milli emlak kurumuna devredilecek ardından da sermayenin çıkarlarına peşkeş çekilecektir.
Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda bugün saat 17:00’da görüşülmesine devam edilecek olan kanun teklifiyle orman köylülerinin ormanla olan ilişkisini tamamen ortadan kaldıracak bazı hükümler mevcuttur. Bunların en başında gelen Orman Köyü Kooperatiflerine tanınan % 25enval satış hakkı ellerinden alınmaktadır. Ayrıca dikili satış yönteminin yanlışlığı bizler tarafından sürekli savunulurken bu uygulamanın da yasayla güvence altına alınıyor olması hem orman köylüsüne hem de Türkiye ormancılığına yapılabilecek en büyük kötülüktür.
Son 15 yılda 15 kez değişikliğe uğrayan 6831 Sayılı Orman Kanunu’nda yapılan değişikliklerin tümü sermayenin çıkarınadır. Oysa ne Ülkemizde ne de Dünyada emsali bulunmayan zor koşullarda çalışan orman emekçilerine yönelik herhangi bir düzenleme mevcut değildir. Ülkemizde 42 kamu kurumu içerisinde mesai kavramı olmaksızın kuralsızca çalışmakta olan emekçiler ücret özlük hakları bakımından en alt sırada yer almaktadır.
Sendikamız Tarım Orman-İş şu ana kadar Parlamentoda 6831 Sayılı Orman Kanunu’nda yapılmakta olan değişikliklerin Anayasa’nın 169 ve 170. Maddelerine aykırı olan düzenlemelere karşı durmak ve yıllardır orman emekçilerinin talepleri olan (yıpranma, iş güçlüğü tazminatı, kolluk kuvveti haklarından yaralanma silah ruhsatı harç muafiyeti v.b) düzenlemelerin yasaya konulması mücadelesi yürütülmektedir.
Bu düşüncelerle Dünya Orman Günü ve Orman Haftası’nı kutluyoruz.